Küresel İyimserlik Doları Neden Zayıflatmıyor?
Uluslararası piyasalarda ABD ile İran arasında yeni bir ateşkes anlaşması sağlanabileceği yönündeki söylentiler etkisini gösteriyor. Bu potansiyel anlaşma dahilinde Hürmüz Boğazı'ndan 60 gün boyunca ücretsiz ticari geçişe olanak tanınacağı haberleri, enerji piyasalarında yankı buldu ve Brent petrol fiyatlarını varil başına 80 doların altına çekti. Enerji maliyetlerindeki bu gevşeme, küresel çapta tahvil getirilerini aşağı yönlü baskılarken hisse senedi piyasalarında ralliye zemin hazırladı.
Normal şartlar altında, artan risk iştahı yatırımcıların sermayelerini ABD dışına yönlendirmesine ve doların değer kaybetmesine yol açardı. Ancak, ING FX Stratejisti Chris Turner, piyasadaki mevcut dinamiklerin geleneksel beklentilerden saptığına dikkat çekiyor.
Gözler Fed'in 16 Eylül Kararında
Yayımladığı güncel piyasa notunda doların küresel çaptaki direncine değinen Turner, yatırımcı reflekslerinin farklı çalıştığını belirtti. DXY dolar endeksinin halen 100 puan civarında fiyatlandığını hatırlatan stratejist, para birimindeki bu sağlam duruşun arkasında yatan temel faktörü Fed (ABD Merkez Bankası) olarak işaret etti. Piyasalar, artan küresel iyimserliğe rağmen 16 Eylül tarihindeki kritik toplantıda Fed'den gelebilecek olası bir faiz artırımı riskini güçlü şekilde fiyatlamaya devam ediyor.
ABD Makroekonomik Verileri Piyasaların Yakın Markajında
Doların kısa vadeli seyrinde, açıklanacak kritik makroekonomik göstergeler belirleyici olacak. Turner, haftanın en kritik gündem maddesinin Cuma günü yayımlanacak olan ABD Temmuz ayı istihdam raporu olduğunu vurgularken, öncü verilerin de es geçilmemesi gerektiği konusunda uyardı.
Bugün piyasaların odağında yer alan ISM Hizmet Sektörü PMI verisinin, bölgesel anketlerin de işaret ettiği üzere güçlü kalması öngörülüyor. Öte yandan, ADP özel sektör istihdam rakamlarının piyasa beklentisi olan 65 bin kişilik artışa paralel gelmesi durumunda, dolar üzerinde majör bir kırılganlık yaratması beklenmiyor.
Euro Neden Yükselişte Zorlanıyor?
Avrupa cephesinde ise tablonun farklı dinamiklerle şekillendiği görülüyor. Geçtiğimiz hafta Euro Bölgesi'nden piyasa beklentilerini aşan pozitif ekonomik veriler gelmesine ve enerji fiyatlarının hızla geri çekilmesine rağmen, euro/dolar paritesi yukarı yönlü bir ivme yakalamakta güçlük çekiyor.
ING stratejisti bu paradoksu, Avrupa kıtasını esir alan kuraklık ve azalan nehir suyu seviyeleriyle açıklıyor. Tedarik zinciri ve nehir taşımacılığına bağımlı sanayi kollarının bu durumdan ciddi hasar aldığını belirten Turner, "Normal koşullarda küresel büyüme ve borsalardaki yükseliş eğilimi euroyu desteklemeliydi, ancak kıtadaki endüstriyel aksaklıklar paritenin yükselişini frenliyor" değerlendirmesini yaptı.
