Küresel piyasaların odağındaki dolar endeksi (DXY), iki aylık güçlü performansının ardından temmuz ayında yönünü aşağıya çevirdi. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonla mücadelede beklenen sert adımları atmayacağı yönündeki piyasa algısı, doların majör para birimleri karşısında ivme kaybetmesine yol açtı.

ABD dolarının; avro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısındaki değerini temsil eden endeks, temmuz ayını yüzde 1,5 azalışla 99,7 seviyesinden tamamladı. Böylece DXY, iki ay süren artış grafiğinin ardından ilk kez aylık bazda gerilemiş oldu.

​Jeopolitik Risklerden Söylem Değişikliğine DXY Seyri

​Yılın ilk yarısında ABD Başkanı Donald Trump tarafından atılan tarife adımları ve şubat ayı sonunda Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimler, doların "güvenli liman" konumunu pekiştirmişti. Bu süreçte 100 seviyesinin üzerindeki duruşunu koruyan endeks; nisan ayındaki yüzde 1,6'lık düşüşün ardından, mayıs ayında yüzde 0,8 ve haziran ayında yüzde 2,3 yükselmişti.

​Ancak temmuz ayında tablo değişti. 30 Temmuz tarihinde 17 Haziran'dan bu yana ilk kez 100 psikolojik sınırının altına inen endeks, yeni Fed Başkanı Kevin Warsh'un göreve başlamasıyla şekillenen faiz artırımı beklentilerinin gölgesinde kaldı.

​Piyasa Uzmanları Ne Diyor? Fed Güvenilirliği Masada

Rabobank Kıdemli FX Stratejisti Jane Foley, piyasaların son Fed toplantısının ardından Fed Başkanı Kevin Warsh'un enflasyon konusundaki kararlılığını sorgulamaya başladığına dikkat çekti. Önümüzdeki 6 aylık süreçte faiz artışlarının halen masada olduğunu belirten Foley, şu değerlendirmeyi yaptı:

​"İlkbahar döneminde Fed'in faiz indirimine gideceği yönünde güçlü bir piyasa beklentisi vardı. Bu senaryonun tersine dönmüş olması ve küresel jeopolitik riskler nedeniyle güvenli liman arayışının sürmesi, doları desteklemeye devam ediyor ve aşağı yönlü sert düşüş potansiyelini sınırlandırıyor."

In Touch Capital Markets Kıdemli FX Analisti Piotr Matys ise Warsh'un net bir faiz taahhüdü vermekten kaçınmasının piyasalarda güvensizlik yarattığını ifade etti. Enflasyonu dizginleme sorumluluğunu piyasa dinamiklerine bırakmanın riskli bir strateji olabileceğini vurgulayan Matys, şu ifadeleri kullandı:

​"Bir merkez bankasının güvenilirliği, özellikle dolar gibi küresel bir rezerv para birimi söz konusu olduğunda en kritik dayanaktır. Warsh'un kafa karıştıran açıklamaları bu güvenilirliği sarsmış olabilir. Piyasa volatilitesi yükselirse ABD Hazine tahvili getirileri kontrol dışına çıkabilir. Bu riski bertaraf etmenin yolu, Fed'in eylül ayı toplantısında faiz artırımını desteklemesinden geçiyor."