Müdahalenin Etkisi Zayıflıyor
Küresel piyasalarda Japon Yeni, Temmuz ayının son günlerinde ABD ve Japonya tarafından gerçekleştirilen ortak döviz müdahalesinin ardından elde ettiği ivmeyi kaybetmeye başladı. Haftalık bazda yaklaşık yüzde 0,9 oranında değer kaybeden para birimi, yatırımcıların risk iştahını yeniden şekillendiriyor.
Resmi otoritelerin piyasaya giriş yapmasıyla sağlanan kazanımların neredeyse yarısı silinirken, Cuma günü itibarıyla yen, dolar karşısında 159,29 seviyesine kadar geriledi. Yaşanan bu keskin geri çekilme, para biriminin son bir ay içindeki en sert haftalık kaybı olarak kayıtlara geçmeye hazırlanıyor.
160 Kritik Eşiği ve Yeni Müdahale Beklentisi
Hatırlanacağı üzere, Temmuz ayı sonlarındaki döviz müdahalesi öncesinde USD/JPY paritesi 164 seviyelerine kadar tırmanmıştı. Mevcut tabloda döviz piyasası aktörleri, paritenin yeniden 160 kritik direncini aşması durumunda Japon yetkililerin piyasaya tekrar müdahale edebileceğini öngörüyor.
Ancak finans uzmanları ve analistler, yalnızca döviz satımına dayalı doğrudan müdahalelerin uzun vadede yeni güçlendirmek için yeterli olmadığı konusunda hemfikir. Güçlü ve koordineli olsa dahi, bu tür adımların piyasada genellikle geçici bir rahatlama yarattığına dikkat çekiliyor.
Gözler BOJ'un Eylül Toplantısında
Kalıcı bir toparlanma ve kur istikrarı için küresel piyasaların dikkati Japonya Merkez Bankası'na (BOJ) çevrilmiş durumda. Reuters tarafından finansal kaynaklara dayandırılarak paylaşılan habere göre, BOJ'un Eylül ayında bir faiz artırımına gitmesi ve para politikasında çok daha agresif bir sıkılaşma döngüsü başlatması masadaki en güçlü senaryo olarak değerlendiriliyor.
Piyasaların faiz artırımına yönelik fiyatlamalarında ise çarpıcı bir sıçrama yaşandı. 30 Temmuz tarihinde sadece yüzde 24 seviyesinde olan Eylül ayı faiz artış ihtimali, güncel verilerle yüzde 76'ya kadar tırmanmış durumda.
Uzmanlara göre Japon Yeni üzerindeki satış baskısının kalıcı olarak kırılabilmesi için, BOJ'un piyasalara çok daha "şahin" ve net bir sıkılaşma mesajı vermesi şart. Beklentilerin karşılanamaması veya merkez bankasının güvercin kalmaya devam etmesi halinde ise yende yeni dip arayışlarının ve değer kayıplarının sürmesi kaçınılmaz bir risk olarak görülüyor.
