ING analistlerinin 22 Haziran tarihli güncel değerlendirmelerine göre, küresel döviz piyasalarında hareketli günler kapıda. Analistler, kısa vadeli risklerin dolar lehine yukarı yönlü olduğunu belirtmekle birlikte, geçtiğimiz haftayı "yeni ve güçlü bir dolar döngüsünün başlangıcı" olarak görmediklerini ifade ediyorlar.

​Geçtiğimiz haftanın tamamında %1,1 oranında yükseliş kaydeden Dolar Endeksi'nin (DXY) mevcut ivmesine rağmen Mayıs 2025'teki zirvesine ulaşmasının zor olduğu öngörülüyor.

​Gözler Perşembe Günü Açıklanacak ABD Verilerinde

​ING analistleri Francesco Pesole ve Frantisek Taborsky, perşembe günü ABD’de açıklanacak olan kritik enflasyon göstergesi çekirdek PCE (Kişisel Tüketim Harcamaları) verilerine dikkat çekiyor.

Analistler, "Piyasalar, bir sonraki verileri veya Fed yetkililerinin açıklamalarını bir katalizör olarak kullanarak 2026’da Fed’in 50 baz puanlık sıkılaştırma adımını fiyatlamaya çalışabilir" değerlendirmesini yaptı. Ancak doların yükseliş potansiyelinin sınırlı kalabileceğine de değinen uzmanlar, Orta Doğu’da yeni bir jeopolitik gerginlik yaşanmadıkça düşük petrol fiyatlarının doların kazançlarını dizginleyeceğini belirtiyor.

​Yeni Fed Başkanı Warsh'ın İlk Toplantısı Şahin Bulundu

​Piyasaların odağındaki bir diğer konu ise Fed'in yeni başkanı Kevin Warsh yönetiminde gerçekleştirdiği ilk toplantı oldu. Toplantıda faizler sabit tutulmasına rağmen, verilen mesajların piyasalar tarafından "şahin" olarak algılanması, ABD'de bu yıl için bir faiz artışı fiyatlamasını başlattı.

​Fed toplantısı sonrasında dolarda oluşan uzun süreli ivmenin etkisiyle Euro/Dolar paritesinin, kalıcı bir yükseliş trendine girmeden önce 1,140 seviyesinin altına inerek bu bölgeyi test etme ihtimalinin oldukça yüksek olduğu belirtildi. Diğer yandan uzmanlar, ABD-İran müzakerelerinden gelen olumlu haber akışının, paritedeki bir sonraki düşüş dalgasının derinliğini sınırlayacağı görüşünde. Euro Bölgesi’nde açıklanacak makroekonomik verilerin ise parite üzerinde belirleyici olması beklenmiyor; hareketin yönünü büyük ölçüde ABD dolarının çizeceği vurgulanıyor.

​İngiltere'deki Siyasi Çalkantı Sterlin'i Nasıl Etkileyecek?

​İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın sürpriz istifa kararı ve yerine Andy Burnham’ın geçmeye hazırlanmasıyla başlayan siyasi hareketlilik de ING raporunun önemli gündem maddelerinden biri oldu.

​Analistler, bu siyasi değişimin şu an için İngiliz sterlini (GBP) tarafında bir sorun teşkil etmediğini belirterek şu tespitlerde bulundu:

  • Siyasi Risk Primi Yok: Kısa vadeli makul değer modelleri, Euro/Sterlin paritesinde herhangi bir aşırı değerleme olmadığını, dolayısıyla piyasada bir siyasi risk priminin fiyatlanmadığını gösteriyor.
  • Mali Endişeler Düşüş Getirebilir: Piyasaların hükümet değişikliğine rahat tepki vermesi olumlu bir gelişme. Ancak mali endişelerin yeniden alevlenmesi durumunda sterlin için daha büyük bir düşüş riski kapıda bekliyor.
  • Faiz Artırımı Beklenmiyor: ING, Euro/Sterlin paritesinde genel olarak yükseliş (Euro lehine) bekliyor. Piyasalarda İngiltere Merkez Bankası (BoE) için 33 baz puanlık bir faiz artışı fiyatlanmış olmasına rağmen, analistler kurumun faiz artırımına gitmesini beklemiyor. Bu ayrışma, sterlin üzerindeki baskıyı artırabilir.