Düşük Getirili Para Birimlerine Karşı Doların Üstünlüğü
Royal Bank of Canada'nın (RBC) sermaye piyasaları ve yatırım bankacılığı kolu olan RBC Capital Markets, küresel döviz piyasalarındaki güncel gelişmeleri mercek altına aldı. Kurumun döviz stratejistlerinden Daria Parkhomenko, Dow Jones Newswires ile gerçekleştirdiği röportajda, Amerikan dolarının mevcut yüksek getirili pozisyonunu istikrarlı bir şekilde muhafaza ettiğine dikkat çekti. Parkhomenko’nun analizine göre, ABD Merkez Bankası (Fed) yeni bir faiz artırımına gitmese dahi, faiz indirim döngüsü başlamadığı müddetçe dolar; düşük getirili diğer para birimleri karşısında gösterdiği güçlü performansı yıl sonuna kadar sürdürme potansiyeli taşıyor.
DXY Endeksi ve Euro Paritesinde Yıl Sonu Hedefleri
Döviz piyasalarındaki fiyatlamalara ilişkin spesifik rakamlar paylaşan RBC, doların başlıca para birimleri karşısındaki gücünü ölçen DXY endeksinde yukarı yönlü bir ivme bekliyor. Son işlemlerde 100.851 seviyesinde bulunan dolar endeksinin, yıl kapanışına kadar 104.000 bandına ulaşması öngörülüyor. Avrupa para birimi cephesinde ise değer kaybı senaryosu hakim; halihazırda 1.1429 dolar seviyesinden fiyatlanan euronun yıl sonuna kadar 1.11 dolar seviyesine kadar gerileyeceği tahmin ediliyor.
Fed'in Bağımsızlığına Yönelik Endişeler Dağılıyor
Doların güçlü duruşunu destekleyen bir diğer önemli unsur ise Fed'in karar alma bağımsızlığına yönelik piyasa algısının iyileşmesi oldu. Parkhomenko, Trump yönetiminin olası bir faiz indirimi konusunda Merkez Bankası üzerinde kurabileceği siyasi baskılara dair yatırımcı endişelerinin giderek zayıfladığını ifade etti. Özellikle Warsh tarafından yapılan ve fiyat istikrarının önemine vurgu yapan son açıklamalar, piyasalardaki bu tedirginliği önemli ölçüde hafifletmiş durumda.
Piyasaların Gözü Makroekonomik Verilerde
Stratejist Parkhomenko, yatırımcıların önümüzdeki dönemde fiyatlamaları şekillendirirken ağırlıklı olarak makroekonomik verilerin işaret ettiği yönü takip edeceğinin altını çizdi. Bununla birlikte, ekonomi yönetiminden gelen son sözlü yönlendirmelerin piyasa beklentileriyle büyük ölçüde örtüştüğü ve yatırımcıların duymak istediği güven mesajlarını barındırdığı da vurgulandı.
