Petrol Piyasalarında Gerilim ve Beklenti Fiyatlaması
Küresel enerji piyasalarında, tırmanan jeopolitik riskler ve yaklaşan kritik makroekonomik verilerin gölgesinde hareketli saatler yaşanıyor. Çarşamba günü itibarıyla petrol fiyatları, hem Orta Doğu'daki belirsizliklerin artması hem de ABD'den gelecek enflasyon verilerinin yarattığı beklentiyle yukarı yönlü bir ivme kazandı. Aynı süreçte, Asya hisse senedi piyasalarında daha temkinli bir iyimserlik gözlemleniyor.
Brent ve Ham Petrol Son Haftaların Zirvesinde
Enerji piyasasındaki fiyatlamalara bakıldığında, her iki ana göstergede de belirgin bir yükseliş dikkat çekiyor. ABD ham petrolü yüzde 0,89 oranında değer kazanarak 83,94 dolar seviyesine tırmanırken, küresel referans noktası Brent petrol yüzde 0,78'lik bir artışla 89,60 doları gördü. Salı günü yaşanan ve varil başına 1 doları aşan kazançların ardından gelen bu yükselişle birlikte, her iki petrol türü de 31 Temmuz tarihinden bu yana kaydedilen en yüksek kapanış değerlerine ulaştı.
Kızıldeniz'de Tansiyon Yükseliyor: Tedarik Endişeleri
Fiyatlardaki bu yukarı yönlü ivmenin temelinde, Orta Doğu eksenli jeopolitik krizlerin çözümsüzlüğü yatıyor. ABD ile İran arasındaki gerilimin kısa vadede yatışacağına dair umutların zayıflaması ve stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğine dair artan belirsizlikler, piyasalardaki risk primini yükseltiyor.
Bölgeden gelen son haberler, tedarik zinciri endişelerini daha da derinleştirdi. Yemen'deki İran destekli Husilerin ve ABD güçlerinin deniz taşımacılığını hedef alan karşılıklı eylemleri devam ediyor. Özellikle salı günü Husiler tarafından gerçekleştirilen ve bir Mısır gemisini hedef alan saldırıda dört mürettebatın hayatını kaybetmesi, durumun ciddiyetini ortaya koydu. Bu olay, 28 Şubat'ta tırmanan bölgesel çatışmaların ardından ticari denizciliğe yönelik eylemlerde kaydedilen ilk can kaybı olarak tarihe geçti.
Piyasaların Gözü ABD Temmuz TÜFE Verisinde
Emtia piyasalarındaki jeopolitik fiyatlamanın yanı sıra, küresel piyasaların -özellikle Asya seansında- birincil odak noktası, ABD'den açıklanacak Temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisi oldu. Bu kritik veri seti, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) önümüzdeki ay alacağı para politikası kararları ve muhtemel bir faiz artırımı senaryosu için belirleyici bir yol gösterici olacak.
Mevcut durumda, piyasa aktörleri Fed'in faiz artırımına gitme ihtimalini yüzde 50 civarında fiyatlıyor. Ekonomistlerin katıldığı anketlerin medyan beklentisine göre ise, ABD'de Temmuz ayı tüketici fiyatlarının aylık bazda yüzde 0,1 oranında sınırlı bir artış göstermesi, yıllık bazdaki manşet enflasyonun ise yüzde 3,4 seviyesine gerilemesi öngörülüyor.
