Türkiye ekonomisinde atılan adımlar ve küresel piyasalardaki gelişmeler, makroekonomik göstergelere olumlu yansımaya devam ediyor. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), ivme kaybederek 223,45 baz puana kadar geriledi. Bu rakam, 23 Şubat'tan bu yana kaydedilen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.

​Yaklaşık dört aylık aranın ardından 225 baz puan sınırının da altını gören risk primindeki bu düşüşün arkasında, küresel piyasalarda artan risk iştahı ve uluslararası yatırımcıların Türk varlıklarına yönelik iyileşen beklentileri yatıyor.

​Dış Finansman Maliyetleri İçin Kritik Gelişme

​CDS cephesindeki bu geri çekilme, finans piyasaları tarafından oldukça pozitif bir gelişme olarak fiyatlanıyor. Risk priminin düşmesi, yabancı yatırımcıların Türkiye’nin borç ödeme kapasitesine duyduğu güvenin arttığına ve genel algının iyileştiğine işaret ediyor.

​Uzmanlar, kredi risk primindeki bu düşüş trendinin korunması halinde, Türkiye'nin yurt dışından sağlayacağı finansman ve borçlanma maliyetlerinde de önemli avantajlar elde edeceğini vurguluyor. Düşük CDS, daha uygun koşullarda dış kaynak temin edilmesi anlamına geliyor.