Küresel Piyasalarda Orta Doğu Alarmı: Petrol 80 Doları Aşarken Fed'in Faiz Rotası Değişiyor mu?

ABD ile İran arasında tırmanan askeri ve diplomatik gerilim, küresel finans piyasalarında risk algısını zirveye taşıdı. Brent petrolün varil fiyatı kısa süreliğine 80 dolar barajını aşarak enflasyon endişelerini yeniden alevlendirirken; para piyasalarında Fed’in Ekim ayına kadar faiz artırımına gidebileceğine yönelik beklentiler güç kazandı. Hisse senedi, tahvil ve emtia piyasalarında jeopolitik baskı derinden hissediliyor.

PİYASALAR - 09-07-2026 09:46

Jeopolitik Riskler Ham Petrolü ve Enflasyon Beklentilerini Tetikledi

Beyaz Saray'dan gelen açıklamalar ve askeri hareketlilik küresel piyasaların odağına yerleşti. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yapılan ateşkes sürecinin sonlanmış olabileceğine yönelik Çarşamba günü yaptığı değerlendirmeler, Orta Doğu eksenli çatışma endişelerini yeniden körükledi. Trump'ın daha önce sinyalini verdiği doğrultuda ABD ordusunun İran unsurlarını yeniden hedef alması, enerji piyasalarında şok dalgası yarattı. Yaşanan bu gelişmelerle birlikte kritik enerji koridorlarındaki ticaretin aksayabileceği endişesi baş gösterdi ve Brent ham petrolünün varil fiyatı geçici olarak 80 dolar sınırının üzerine tırmandı.

​Petrol fiyatlarında gözlenen bu yukarı yönlü ivme, küresel çapta enflasyonist baskıların geri döneceği korkusunu tetikledi. Söz konusu makroekonomik risk, para piyasalarında ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası patikasına yönelik tahminleri de doğrudan etkiledi. Katılımcıların Fed’den Ekim ayına kadar yeni bir faiz artırımı kararı gelebileceğine dair öngörüleri dikkate değer şekilde artış gösterdi. Oysa bankanın Haziran ayı toplantısına ait yayımlanan son tutanaklar, birkaç üyenin faiz artışını savunacak haklı gerekçeler sunmasına karşın, nihai kararda faizlerin sabit bırakılması yönünde görüş birliğine varıldığını ortaya koymuştu.

Emtia Fiyatlarındaki Yükseliş Fed'i Zorlayabilir

Piyasalardaki varlık korelasyonunu değerlendiren Pepperstone Group Stratejisti Dilin Wu, Washington-Tahran hattındaki gerginliğin tırmanmasıyla birlikte ham petrolün, varlıklar arası fiyatlamaları yönlendiren temel dinamik olma özelliğini yeniden kazandığını vurguladı. Wu, petrol fiyatlarındaki olası yükseliş trendinin enflasyon beklentilerini de beraberinde yukarı taşıması durumunda, ABD Hazine tahvili getirilerinin bu hareketi takip edeceğini ve bu senaryonun Fed’i giderek daha zorlu ve rahatsız edici bir konuma sürükleyeceğini ifade etti.

Hisse Senedi Piyasalarında Trump Oynaklığı

Çarşamba günü jeopolitik risklerin aniden tırmanması, küresel pay piyasaları ile tahvillerde sert satış baskılarına yol açtı. ABD'li gösterge endekslerden S&P 500 bünyesinde yer alan yaklaşık 400 hisse senedi günü değer kaybıyla tamamladı. Ancak ilerleyen saatlerde Başkan Trump’ın tam ölçekli bir sıcak çatışma beklemediğini dile getirmesi, piyasalara nefes aldırdı ve endeks kayıplarının önemli bir kısmını telafi etmeyi başardı. Bu süreçte mikroçip üreticilerinin hisselerinde gözlenen değer kazançları dikkat çekti. Yeni günün ilk işlemlerinde vadeli endeksler ABD tarafında yatay bir açılışa işaret ederken, Avrupa borsalarında ise yukarı yönlü bir başlangıç senaryosu öne çıkıyor.

​Asya-Pacifik bölgesinde ise hisse senedi piyasaları daha temkinli bir seyir izledi. Yarı iletken sektörü hisselerindeki yukarı yönlü hareketin ivme kaybetmesiyle Asya borsaları erken saatlerdeki kazanımlarının bir kısmını geri verdi ve günü %0,1 gibi sınırlı bir artışla tamamladı. Bölgenin genel performansını ölçen MSCI Asya Pasifik Endeksi ise %0,8 oranında geriledi.

Tahvil Piyasalarında Satış Baskısı ve Çin Verilerinin Etkisi

Küresel ölçekte Fed'in enflasyonla mücadele kapsamında faizleri artırabileceği beklentisi, tahvil piyasalarından çıkışları hızlandırdı. Bu doğrultuda Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda devlet tahvillerinde değer kayıpları yaşandı. ABD tarafında ise para politikası kararlarına en duyarlı varlıklardan olan 2 yıllık Hazine tahvili getirileri, Çarşamba günü bu yılın zirve seviyelerine yaklaşmasının ardından Asya seansındaki işlemlerde yatay bir seyir izledi.

​Çin pazarında ise tüketici ve üretici fiyat endeksi verilerinin kamuoyuna duyurulmasının ardından, ülkenin 10 yıllık devlet tahvili getirisi %1,73 seviyesinde yatay kalmayı sürdürdü. Perşembe günü Asya genelinde birçok yerel para birimi Amerikan doları karşısında zemin kaybederken, Çin yuanı büyük ölçüde dirençli kalarak yatay bir görünüm sergiledi. Bloomberg Dolar Endeksi de aynı süreçte sakin ve yatay bir grafik çizdi.

Güvenli Limanlar ve Kripto Varlıklarda Geri Çekilme

Fed’in sıkı para politikasına devam edeceği yönündeki beklentilerin kuvvetlenmesi, faiz getirisi olmayan varlıklara yönelik iştahı azalttı. Bu durumdan en çok etkilenen emtiaların başında gelen ons altın, düşüş eğilimini üst üste dördüncü güne taşıyarak 4.060 dolar seviyelerine kadar çekildi. Benzer şekilde gümüş fiyatları da %0,8 oranında değer kaybederek ons başına 57,85 dolara geriledi. Jeopolitik risklerin gölgesinde yön arayan lider kripto para birimi Bitcoin de bu süreçte satıcılı seyrederek değer kaybına uğradı.

Günün Diğer Haberleri