Türkiye'nin uzun vadeli ekonomik ve toplumsal istikrarını doğrudan ilgilendiren kritik bir yasal düzenleme hayata geçti. 10 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen ve 18 Ağustos 2026 Salı günü 33344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7595 numaralı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, iç güvenlik dinamiklerinde tarihi bir değişime işaret ediyor. Makroekonomik öngörülebilirliği artırması beklenen bu yasa, terörün tamamen tasfiyesi sonrası hukuki normalleşmenin çerçevesini çiziyor.
Hukuki ve Toplumsal İstikrar İçin Yeni Dönem
Piyasaların ve yatırımcıların da yakından takip ettiği güvenlik ve istikrar politikalarının bir yansıması olan bu kanun, temel bir ön şarta dayanıyor. İlgili infaz ve yargı erteleme mekanizmalarının devreye girebilmesi için, PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığını sonlandırdığının ve tüm silah/mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca teyit edilmesi gerekiyor. Bu teyidin ardından alınacak olan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte hukuki süreçler resmi olarak başlayacak.
Düzenleme, örgüt üyeliği, yöneticiliği, örgüt propagandası ve 7 Şubat 2013 tarihli 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki finansal suçları da içerisine alıyor.
İnfaz ve Yargılamalarda Erteleme Şartları Neler?
Kanun, suçun niteliğine ve alınan cezanın süresine göre kademeli bir erteleme modeli sunuyor. MGK kararının yayımlanması şartıyla:
Üst sınırı 15 yıl veya daha az olan suçlara yönelik soruşturma, kovuşturma ve infaz işlemleri 5 yıl süreyle ertelenecek. Cezası 15 yıldan fazla olan hapis ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren durumlarda ise bu erteleme süresi 10 yıl olarak uygulanacak. Bu süre zarfında dava ve ceza zamanaşımı işlemeyecek, müsadereye konu edilen malvarlıkları ise Hazine'ye devredilerek tasfiye edilecek. Eğer erteleme süresi boyunca yeni bir terör suçu işlenirse, karar iptal edilerek hukuki süreçler ve infaz kaldığı yerden devam edecek.Süreci Yönetecek Üst Kurul ve TBMM Denetimi
Sürecin idari ve operasyonel yönetimi en üst düzeyde koordine edilecek. Kanunun uygulanmasını takip etmek üzere Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir Kurul oluşturulacak. Bu kritik yapıda; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri yer alacak. Kurulun sekreterya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yürütülecek.
Sürecin şeffaflığı ve yasama denetimi açısından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) de aktif rol alacak. TBMM Başkanlığı bünyesinde faaliyetleri izlemek ve tavsiyelerde bulunmak üzere özel bir İzleme Komisyonu kurulacak. Silah ve mühimmat teslim süreçlerinin usul ve esasları ise İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek.
Başvuru Süreci ve Kapsam Dışı Bırakılan Suçlar
Kanun, tüm suçları kapsamlı bir affa tabi tutmuyor; kesin kırmızı çizgiler belirlenmiş durumda. Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen "kasten öldürme" suçları ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kesinlikle bu kanun hükümlerinin dışında bırakıldı.
Kanundan yararlanmak isteyen kişilerin, ilgili MGK kararının yayımlanmasını takip eden 6 ay içerisinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet Başsavcılıklarına veya Kurul tarafından yetkilendirilen kurumlara yazılı olarak başvurmaları zorunlu tutuluyor. Düzenleme, görev alan kamu personeline bu süreçteki işlemleri nedeniyle idari, hukuki veya cezai bir sorumluluk yüklenemeyeceğini de garanti altına alıyor.