Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi, uluslararası diplomasi, savunma sanayii ve küresel ticaret ekseninde sarsıcı gelişmelere sahne oldu. Kameraların karşısına geçen ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin düzenlediği ortak basın toplantısında, ekonomik yaptırımlardan askeri tedarik süreçlerine kadar geniş bir yelpazede kritik mesajlar verildi.
İran ile Diplomatik Süreç Tamamen Çöktü
Başkan Trump’ın gündemindeki en sıcak başlık, Tahran yönetimi ile yürütülen ilişkilerin geleceğiydi. İran ile sağlanan ateşkes sürecinin ve imzalanan mutabakat zaptının artık resmen ortadan kalktığını ilan eden Trump, karşı tarafı "yalancılıkla" suçladı. İran’ı “hasta insanların” yönettiğini ve nükleer mutabakat konusunda ABD’nin dolandırıldığını savunan Trump, “Nükleer silaha sahip olmayacaklarına dair bir anlaşmaya vardık, ancak sonrasında böyle bir taahhütte bulunmadıklarını iddia ettiler. Benim penceremden bakıldığında bu süreç tamamen sona ermiştir” ifadelerini kullandı.
Bu kriz özelinde NATO'nun işleyişini de eleştiren Trump, İttifak'ın İran meselesinde Washington'a destek sunmadığını belirtti. Ancak bu durumun kendileri için bir eksiklik yaratmadığını, ABD'nin kimsenin yardımına ihtiyacı olmadığını ve mevcut süreci sadece müttefiklerin sadakatini test etmek amacıyla kullandığını sözlerine ekledi.
İspanya Ekonomisine "Ticari Kesinti" Tehdidi
Basın toplantısının ekonomi ve finans çevrelerinde en çok yankı uyandıran kısmı ise Avrupa Birliği'nin önemli ekonomilerinden İspanya'ya yönelik sert yaptırım sinyalleri oldu. İspanya'yı ittifakın bütçesine finansal katkı sağlamayan ve faaliyetlere katılım göstermeyen "kötü bir NATO ortağı" olarak tanımlayan Trump, bu ülke ile ticaret yapma zorunluluklarının kalmadığını ifade etti.
İngiltere, Fransa ve Almanya liderleriyle iletişim halinde olduğunu belirten Trump, Madrid yönetimi ile diplomatik bağları da kopardığını vurgulayarak, "Onlarla olan ticari faaliyetlerimiz de dahil olmak üzere her türlü ziyareti ve teması durdurduk. Sürekli onların savunmasını üstlenemeyiz" diyerek geniş çaplı bir ticari ambargonun masada olduğunun altını çizdi.
"Türkiye F-35'leri Kesinlikle Alacak"
Savunma sanayii piyasalarının yakından takip ettiği Türkiye'nin askeri tedarik süreçlerine dair de net konuşan ABD lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya duyduğu yakınlığı dile getirdi. Türk ordusunun yeni ve oldukça güçlü bir kapasiteye ulaştığını belirten Trump, "Türkiye, F-35 savaş uçaklarını alacak" diyerek projeye ilişkin pozitif bir mesaj verdi.
Bölgesel çatışma risklerine de değinen Trump, kendi siyasi varlığı sayesinde Türkiye'nin olası bir İran savaşında taraf olmaktan kaçındığını ve bu durumu Netanyahu ile de paylaştığını açıkladı.
NATO'dan İsrail Güvenliği ve Grönland Mutabakatı Vurgusu
Trump'ın küresel piyasalarda dalgalanma yaratabilecek bu sert mesajlarının ardından söz alan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifak içi dengeyi sağlayan açıklamalarda bulundu. ABD'nin İran konusundaki sert politikalarına tam destek veren Rutte, nükleerden arındırılmış bir İran vizyonunu savunduğunu ve bu stratejinin özellikle İsrail'in varoluşsal güvenliği için hayati önem taşıdığını belirtti.
Rutte ayrıca, Trump'ın ticari yaptırımlarla tehdit ettiği İspanya konusunda yumuşatıcı bir ton kullanarak, Madrid yönetiminin milli gelirin yüzde 2’sini savunma harcamalarına ayırma hedefine yönelik olumlu adımlar attığını hatırlattı. Genel Sekreter'in değindiği bir diğer önemli finansal ve jeopolitik konu ise Grönland oldu. Rutte, ABD ile daha önce Dünya Ekonomik Forumu'nun düzenlendiği Davos'ta sağlanan Grönland odaklı anlaşmanın hayata geçirilmesi sürecinin bizzat takipçisi olacağını vurguladı.