Jeopolitik Kriz Küresel Enerji Hatlarını Kuşatıyor
ABD ile İran arasında Orta Doğu sahnesinde yeniden alevlenen askeri gerginlik, küresel enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini zirveye taşıdı. ABD ordusunun çarşamba günü İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden devreye almasının ardından, ülkenin kıyı savunma sistemleri ile füze mevzilerini vurması bölgeyi yeni bir çatışma döngüsüne soktu. Tahran yönetiminin, Washington ile "varoluşsal bir savaş" içinde olunduğunu açıklaması ve bölgedeki enerji ihracatını daha da sınırlandırabileceği yönündeki tehditleri, piyasada alım iştahını körükleyen temel unsur oldu.
Bu sıcak gelişmeler, dünya genelindeki toplam petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapan kritik su yolu Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik akışın kesintiye uğrayabileceği endişelerini tetikledi. Bu doğrultuda petrol fiyatları, perşembe günü üst üste dördüncü işlem gününü de yukarı yönlü bir grafik çizerek tamamladı.
Brent ve WTI Kritik Eşikleri Aşarak Zirveye Yaklaştı
Sıcak çatışma ortamının emtia piyasalarındaki yansıması oldukça net oldu. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 0,4 oranında değer kazanarak varil başına 85,28 dolara ulaşırken, ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 0,5 yükselişle 80,02 dolardan alıcı buldu. Her iki gösterge de bir önceki işlem günü olan çarşamba günü yaklaşık yüzde 0,3 oranında değer kazanmış ve salı günü test edilen son bir ayın en yüksek seviyelerine yakın seyretmeye devam etmişti.
Piyasadaki fiyatlamaları ve jeopolitik atmosferi değerlendiren Nissan Securities Investment Baş Stratejisti Hiroyuki Kikukawa, Orta Doğu’da yükselen tansiyonun doğrudan alımları öne çıkardığını vurguladı. Komşu ülkelerin arabuluculuk girişimlerinin sürdüğünü belirten Kikukawa, piyasaların genel beklentisinin topyekün bir savaşın düşük ihtimal olduğu yönünde şekillendiğini aktardı. Ancak tecrübeli stratejist, çatışmanın seyrine ve derinliğine bağlı olarak WTI petrolün varil fiyatının kısa vadede 85-87 dolar bandına kadar tırmanabileceği uyarısında bulundu.
İki Kritik Boğazda Abluka ve Çift Cephe Riski
İran ile ABD arasındaki askeri sürtüşmeler, geçtiğimiz haziran ayında aylar süren çatışmaların ardından sağlanan kırılgan ateşkesi tamamen ortadan kaldırmış görünüyor. Sektör analistleri, krizin sadece Hürmüz Boğazı ile sınırlı kalmayabileceğine işaret ediyor. İran’ın, Yemen’deki Husi müttefiklerini devreye sokarak Kızıldeniz’in giriş kapısı olan Babülmendep Boğazı’nı kapatabileceği yönündeki sinyaller endişeleri derinleştiriyor. Bu senaryonun hayata geçmesi, Washington yönetimine karşı ikinci bir cephenin açılması ve dünyanın en hayati iki enerji geçiş noktasının aynı anda bloke olması anlamına geliyor.
Küresel Devlerden Fiyat Öngörüleri ve Stok Verileri
Yatırım bankası Goldman Sachs, krizin gidişatına göre iki farklı senaryo yayımladı. Banka analistleri, Körfez bölgesinden yapılan petrol ihracatındaki toparlanmanın gecikmeye devam etmesi durumunda Brent petrolün yılın dördüncü çeyreğinde 110 doların üzerine çıkabileceğini tahmin ediyor. Diğer taraftan, diplomatik kanalların çalışıp gerilimin yatışması ve üretimin beklenenden hızlı toparlanması durumunda ise fiyatların yıl sonuna doğru 60 dolar seviyelerine kadar geri çekilebileceği öngörülüyor.
Tüm bu jeopolitik risklerin gölgesinde, fiziki arz tarafındaki veriler de yakından izleniyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) tarafından açıklanan resmi verilere göre, 10 Temmuz ile sona eren haftalık dönemde ülkedeki ticari ham petrol stokları 1,7 milyon varil azaldı. Piyasa analistleri ise stoklarda 2,6 milyon varillik daha keskin bir düşüş yaşanmasını bekliyordu. Beklentinin altında kalan stok azalışına rağmen, jeopolitik risklerin baskın karakteri fiyatlardaki yukarı yönlü ivmeyi desteklemeyi sürdürüyor.