Hürmüz Boğazı'nda Tanker Trafiği Yeniden Zirvede: Küresel Enerji Koridorunda Yeni Dönem ve Riskler

İsviçre'de ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın ardından Hürmüz Boğazı'nda Körfez petrolü ihracatı günlük 10 milyon varili aştı. Savaş sonrası en yüksek seviyesine ulaşan tanker trafiğine rağmen; yüksek sigorta maliyetleri, mayın riskleri ve bölgedeki yeni güvenlik prosedürleri nedeniyle denizcilik sektöründeki temkinli bekleyiş devam ediyor.

Dünya Ekonomisi - 04-07-2026 16:28

Geçtiğimiz ay İsviçre’de Amerika Birleşik Devletleri ve İran heyetleri arasında imzalanan serbest ve güvenli geçiş anlaşması, küresel enerji piyasalarının atardamarı konumundaki Hürmüz Boğazı’nda ticari hareketliliği yeniden canlandırdı. Dünyada deniz yoluyla transfer edilen ham petrolün yaklaşık beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin çok büyük bir bölümünün rotası olan boğaz, yeniden yoğun günlerine dönmeye başladı.

​Körfez İhracatı 10 Milyon Varili Aştı, Kayıplar Sürüyor

​Uluslararası gemi izleme sistemlerinden elde edilen güncel verilere göre, haziran ayının son haftası itibarıyla Hürmüz Boğazı'nı kullanan petrol tankeri sayısı, savaşın patlak vermesinden bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Bu canlanmayla birlikte Körfez ülkelerinin günlük petrol ihracatı yeniden 10 milyon varil barajının üzerine çıktı.

​Ancak uzmanlar, trafiğin artmasını normalleşme adına pozitif bir sinyal olarak okusa da, toplam ihracat hacminin savaş öncesi döneme kıyasla hala yaklaşık yüzde 40 oranında aşağıda olduğuna dikkat çekiyor. Sektör temsilcileri; astronomik seviyelere ulaşan savaş sigortası primleri, elektronik karıştırma tehditleri, mayın riskleri ve güvenli koridor konusundaki belirsizlikler sebebiyle armatörlerin sefer programlarını günlük bazda yapılan katı risk analizlerine göre şekillendirdiğini belirtiyor.

​Çin ile İşbirliği ve Umman Mutabakatı

​Bölgedeki deniz trafiğinin yönetimi ve finansmanında daha dominant bir rol oynamak isteyen Tahran yönetimi, bir yandan diplomatik temaslarını hızlandırıyor. İran ve Umman arasında; denizcilik hizmetlerinin ortak koordinasyonu, seyir koridorlarının tahsisi ve oluşturulacak yeni güvenlik mekanizmalarının finansman modelleri üzerine teknik istişareler devam ediyor.

​Geçtiğimiz günlerde Umman'a bir ziyaret gerçekleştiren İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, burada imzalanan mutabakat zaptının 5’inci maddesi doğrultusunda gemi trafiğinin düzenlenmesi hususunda Umman ile kesin bir anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Galibaf, bu planlamalar kapsamında Körfez'e kıyısı olan diğer devletlerle de istişare edeceklerini bildirdi.

​Bölgedeki Asya yatırımları da diplomasinin gündemindeydi. Çin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi Başkan Yardımcısı He Wei ile Tahran’da bir araya gelen Galibaf, "Zor günlerde yanımızda olan Çin’e ait gemilerin Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerinde yaşanan sorunları çözdük" ifadelerini kullanırken, olası bir ABD müdahalesine hiçbir şekilde müsaade etmeyeceklerinin altını çizdi.

​Rotadan Sapanlara Yönelik "Güçlü Karşılık" Uyarısı

​Güvenlik altyapısına ilişkin düzenlemeler, ABD ile İran arasında Katar’da yürütülen teknik düzeydeki görüşmelerin hemen ardından daha sert bir zemine taşındı. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı tarafından devlet televizyonu aracılığıyla yayınlanan bildiride, petrol tankerlerinin geçiş esnasında münhasıran İran'ın belirlediği seyir koridorlarında kalması şart koşuldu. Kuruma göre, ilan edilen bu rotaların dışına çıkan gemilere anında ve "güçlü karşılık" verilecek.

​Mayın Temizliğinde Batılı Güçlere Veto

​Hürmüz Boğazı'nda tam bir normalleşmenin önündeki en büyük engellerden biri olan mayın tehlikesi ise yeni bir diplomatik krize kapı aralıyor. Son dönemde İngiltere ve Fransa'nın mayın temizleme operasyonları için bölgeye inebileceği yönündeki senaryolar Tahran yönetiminden sert tepki gördü.

​İran yönetimi, bölge dışı askeri unsurların varlığının kalıcı istikrarı baltalayacağını ve gerilimi tırmandıracağını savunuyor. Konuya ilişkin açıklama yapan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, denizi mayınlardan arındırma misyonunun tamamen İran'ın yetki ve sorumluluğunda olduğunu, yabancı devletlerin bu operasyonlara katılımına izin vermeyeceklerini kesin bir dille ifade etti. Bu politikayı destekleyen İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de haftalık basın toplantısında sürece değinerek, "Bu konuya başkalarının müdahale etmesine gerek yok" şeklinde konuştu. Enerji piyasaları, küresel tedarik zincirini doğrudan etkileyen bu diplomatik ve askeri gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürüyor.

Günün Diğer Haberleri