Dünya Bankası Çin’in Büyüme Tahminini %4,4'e Çıkardı

Dünya Bankası, "Büyümenin Yeniden Dengelenmesi" raporunda Çin’in 2026 yılı ekonomik büyüme öngörüsünü %4,2'den %4,4’e yükseltti. İhracat ve yapay zeka yatırımlarının katalizör rolü oynadığı ekonomide, gayrimenkul krizi ve zayıf iç talep ise aşağı yönlü baskı oluşturmayı sürdürüyor.

Dünya Ekonomisi - 07-07-2026 23:39

Dünya Bankası tarafından küresel piyasalarla paylaşılan son analizler, Asya’nın en büyük ekonomisine yönelik beklentilerin yeniden şekillendiğini ortaya koyuyor. Kurumun "Büyümenin Yeniden Dengelenmesi" başlığı altında yayımladığı Çin Ekonomik Güncellemesi raporuna göre, ülkenin 2026 yılına ilişkin ekonomik büyüme öngörüsü yukarı yönlü revize edildi.

​Geçtiğimiz Nisan ayında yayımlanan bir önceki raporda %4,2 olarak tahmin edilen 2026 yılı büyüme oranı, son değerlendirmeyle %4,4 seviyesine çıkarıldı. Hatırlanacağı üzere Çin ekonomisi, 2025 yılında %5 oranında bir büyüme performansı kaydetmişti. Bu durum, beklentilerdeki son yukarı yönlü güncellemeye rağmen, ülkenin genel büyüme hızında bir miktar yavaşlama trendinin devam edeceğine işaret ediyor.

Büyümeyi Sırtlayan İki Dinamik: Yüksek Teknoloji ve İhracat

​Raporda, Çin’in senenin ilk aylarından itibaren sergilediği ekonomik direncin arkasında özellikle yüksek teknoloji alanına yapılan yatırımların ve güçlü ihracat performansının yer aldığı vurgulanıyor. Küresel enerji piyasalarındaki olası tedarik kesintilerine karşı geliştirilen koruyucu tamponlar ve uygulanan ekonomi politikaları, ikinci çeyrekte baş gösteren iç talep daralmasını kısmen dengelemeyi başardı.

​Dünya Bankası analistleri, hükümet tarafından sağlanan mali teşviklerin ve yapay zeka odaklı yatırımların beklenenden daha güçlü bir ivme yakalaması durumunda, Çin'in büyüme performansının mevcut tahminlerin de üzerine çıkabileceğini öngörüyor.

Gayrimenkul Çöküşü ve Tüketici Temkini Fren Etkisi Yaratıyor

​Büyüme beklentilerindeki kısmi iyileşmeye karşın, yapısal sorunlar ekonomi üzerindeki baskısını koruyor. Raporda; iç talepte gözlenen zayıf seyir, konut pazarındaki durgunluğa uyum süreci ve tüketicilerin harcama yapma konusundaki mesafeli duruşu büyümeyi sınırlayan temel faktörler olarak sıralandı.

​Uzmanlar, gayrimenkul sektöründe yaşanan zayıflığın daha da derinleşmesi halinde, bu durumun tüketici harcamalarını, inşaat sektörünü ve gayrimenkul ile bağlantılı diğer yan iş kollarındaki yatırımları çok daha ciddi şekilde olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

2027 Öngörüleri ve Küresel Enerji Piyasalarının Seyri

​Çin ekonomisinin tüketime dayalı bir büyüme modeline geçiş sürecinin oldukça kademeli ilerlemesi sebebiyle, üretim ve büyüme hızının 2027 yılında %4,3 seviyesine gerileyeceği tahmin ediliyor. Bu oran, Dünya Bankası’nın Nisan ayında yayımladığı uzun vadeli öngörülerle paralellik gösteriyor.

​Son olarak küresel risk dengesinin genel olarak stabil bir seyir izlediğine dikkat çeken raporda; petrol fiyatlarındaki gerilemeye ve enerji arzına dair belirsizliklerin azalmasına rağmen, piyasalarda yeniden yaşanabilecek ani fiyat dalgalanmalarının ekonomik görünüm üzerinde dikkate değer bir risk unsuru olarak kalmaya devam ettiği hatırlatılıyor.

Günün Diğer Haberleri