Yatırımın Beklemeye Alınmasındaki İki Temel Faktör
BYD'nin Türkiye pazarında çeşitli vergi ve gümrük avantajları elde etmesini sağlayan bu dev anlaşmanın askıya alınmasında şu iki ana neden öne çıkıyor:
ABD Baskısı ve Geçmişten Gelen Güven Sorunu: Middle East Eye'dan Ragıp Soylu'nun aktardığı iddialara göre, yatırımın iptal sürecinde ABD'nin baskısı büyük rol oynuyor. Pekin yönetimi, 2015 yılında Türkiye'nin Çin ile imzaladığı 3,4 milyar dolarlık hava savunma sistemi anlaşmasını ABD baskısıyla iptal etmesini henüz unutmuş değil. Çinli yetkililerin, bu tarihi süreci Türkiye'nin "güvenilir bir ticaret ortağı" olup olmadığına dair temel bir gösterge olarak kabul ettiği ve bu durumun derin bir güven sorunu yarattığı belirtiliyor. Sincan Uygur Özerk Bölgesi ve Diplomatik Tutum: Krizin bir diğer önemli boyutu ise Türkiye'nin, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki insan hakları politikalarına karşı sergilediği yaklaşım. Uluslararası kuruluşların "soykırım" olarak nitelendirdiği ve yaklaşık 12 milyon Uygur Türkünü etkileyen politikalara karşı Ankara'nın daha temkinli ve sessiz bir diplomasi yürütmesi, Pekin'in tam anlamıyla güvenini kazanmada yetersiz kaldı.Gözler Ankara'nın Atacağı Yeni Adımlarda
Mevcut siyasi ve diplomatik risklerin gölgesinde, BYD'nin Manisa'daki üretim tesisi şimdilik askıda kalmaya devam ediyor. Projenin tamamen rafa kalkıp kalkmadığı ya da ilerleyen dönemde yeniden gündeme gelip gelmeyeceği henüz netlik kazanmış değil.
Tüm bu gelişmelerin ardından gözler, yatırım ortamının istikrarını korumak ve uluslararası yatırımcıların güvenini tazelemek adına Türkiye'nin atacağı yeni adımlara çevrildi.