6.000 Dolarlık Zirve Beklentisi Beklemeye Alındı
Geçmiş dönemde altını tarihi rekorlara taşıyan makroekonomik zemin oldukça elverişliydi. Enflasyonun merkez bankası hedeflerini aşması, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim sinyalleri, reel faizlerdeki düşüş eğilimi ve küresel çapta zayıflayan dolar, altın piyasası için kusursuz bir senaryo yaratmıştı. Ancak güncel BofA analizine göre bu ideal tablo, yerini daha belirsiz bir atmosfere bıraktı.
Fed'in bilanço küçültme adımları, para politikasındaki olası sıkılaşma ihtimalleri, doların küresel ölçekte yeniden güç kazanması ve borsa yatırım fonlarındaki (ETF) zayıf seyir piyasa iklimini doğrudan değiştirdi. Yaşanan bu kırılma sebebiyle banka, daha önce duyurduğu ons başına 6.000 dolarlık iddialı fiyat hedefinin şimdilik arka plana itildiğini kabul ediyor.
Haziran FOMC Toplantısı ve "Şahin" Fed Etkisi
Raporda, piyasa dinamiklerini asıl sarsan gelişmenin salt enflasyon rakamlarından ziyade, merkez bankalarının bu duruma vereceği tepkiler olduğu belirtiliyor. Özellikle haziran ayındaki FOMC (Federal Açık Piyasa Komitesi) toplantısı, piyasa algısında keskin bir paradigma değişimine yol açtı. Toplantıda dokuz komite üyesinin faiz artırımına işaret etmesi, enflasyon öngörülerinin yukarı yönlü güncellenmesi ve Fed yetkilisi Warsh’ın fiyat istikrarı üzerindeki kararlı söylemleri, yatırımcılardaki "güvercin" beklentileri zedeledi. Kurum, Fed'in enerji krizleri, tedarik zinciri problemleri veya gümrük tarifelerinden doğan enflasyonist baskılara artık kayıtsız kalmayacağının altını çiziyor.
Tarihsel veriler de bu zorlu süreci destekler nitelikte. Raporun 2001 yılından bu yana yaptığı karşılaştırmalı incelemeye göre:
Enflasyonist Gevşeme (Faiz indirimi + Enflasyon): Altının yıllık ortalama kazancı yüzde 21,8 seviyesinde gerçekleşti. Enflasyonist Sıkılaştırma (Faiz artışı + Enflasyon): Altının yıllık ortalama kazancı yüzde 10,8'e geriledi.Analistler, şahin adımlar atan bir Fed karşısında altının hâlâ değer kazanabileceğini, ancak yukarı yönlü güçlü bir ivme yakalayabilmesi için geçmişe kıyasla "daha fazla çaba sarf etmesi gerekeceğini" ifade ediyor.
1.900 Dolardan Gelen Yapısal Katalizörler Gücünü Koruyor
Kısa vadedeki bu türbülanslara rağmen BofA, teknik grafiklerin ötesinde tamamen makroekonomik ve yapısal gerekçelere dayanarak uzun vadeli iyimserliğini sürdürüyor. Analize göre, ons altının henüz 1.900 dolar seviyelerinde işlem gördüğü dönemde ralliyi ateşleyen temel dinamikler bugün de geçerliliğini koruyor. Altını desteklemeye devam eden bu yapısal sorunlar şu şekilde sıralanıyor:
ABD'nin giderek büyüyen ve devasa boyutlara ulaşan bütçe açıkları, Mali konsolidasyon (bütçe disiplini) yönünde hiçbir somut adım atılmaması, Sürekli artış gösteren kamu finansman ihtiyacı, ABD Hazine tahvillerine yönelik yabancı yatırımcı ilgisindeki belirgin azalma.BofA analistleri mevcut piyasa stratejilerini doğrudan şu sözlerle özetliyor: "Bir süreliğine duraklıyoruz ancak makroekonomik stresler nedeniyle altının tekrar yükseleceğini düşünüyoruz."
Batılı Kurumsal Yatırımcılar Hâlâ Beklemede
Altın fiyatlarında beklenen yeni sıçrama için gözler kurumsal sermayeye çevrilmiş durumda. Kurumsal iştahın en şeffaf barometresi kabul edilen altın ETF'leri, tablonun bu cephesinde henüz beklenen toparlanmanın yaşanmadığını gösteriyor.
Açıklanan son verilere göre fiziksel destekli altın ETF varlıkları bir önceki aya kıyasla yüzde 1,6 oranında eriyerek 97,1 milyon ons seviyesine geriledi. Yaşanan bu daralma, Batılı kurumsal yatırımcıların pozisyon tasfiyesine devam ettiğini ve henüz oyuna dönmediğini kanıtlıyor. BofA'ya göre, altının yeniden vites yükseltebilmesi için yalnızca makro risklerin varlığı yeterli olmayacak; Batılı fonların piyasaya yeniden giriş yapması gerekecek.