Dünya Pazarlarında Fıstık Hareketliliği

​Türkiye’nin tarımsal ihracat kalemleri arasında önemli bir yer tutan ve bölge halkı için temel geçim kaynaklarından biri olan antep fıstığı, 2026 yılının ilk yarısında uluslararası pazarlarda güçlü bir talep görmeye devam etti. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri tarafından paylaşılan verilere göre, Ocak ve Haziran aylarını kapsayan 6 aylık periyotta Türkiye, toplam 66 ülkeye fıstık ihracatı gerçekleştirerek 60 milyon 814 bin dolarlık bir gelir elde etti.

​Geçtiğimiz yılın aynı döneminde bu rakam 113 milyon 339 bin dolar seviyesinde gerçekleşmişti. Türkiye, bir önceki yılın genelinde ise 94 farklı ülkeye ulaştığı ihracat operasyonlarında toplam 178 milyon 203 bin dolarlık döviz girdisi sağlamıştı.

​İtalya Zirvedeki Yerini Korudu

​Yılın ilk yarısında Türkiye’den yapılan fıstık sevkiyatlarında Avrupa pazarı ağırlığını hissettirdi. İstatistiklere göre, Türkiye’nin antep fıstığı ihracatında en büyük payı 18 milyon 92 bin dolar ile İtalya aldı. İtalya’yı 8 milyon 978 bin dolarla Almanya ikinci sırada takip ederken, 5 milyon 993 bin dolarlık hacimle Kazakistan üçüncü en büyük pazar olarak kayıtlara geçti.

​Üretimde Zorlu Süreç: İklim ve Doğa Faktörleri

​Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, sektörün üretim süreçlerine dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Başta Şanlıurfa ve Gaziantep olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin üretim merkezi olduğunu belirten Akbaş, ürünün sadece bir tarım emtiası değil, aynı zamanda binlerce aile için hayatın idamesini sağlayan stratejik bir değer olduğunu vurguladı.

​Sektörün son dönemdeki performansını değerlendiren Akbaş, "Yeşil altın" olarak tanımlanan fıstık üretiminin iklimsel zorluklarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti:

  • ​İklim Kaynaklı Riskler: Önceki yılın "yok yılı" olarak geçmesi ve kuraklık ile zirai don gibi faktörlerin üretimde önemli kayıplara yol açtığı hatırlatıldı.
  • ​Doğa Olaylarının Etkisi: Bu yıl da bölgede yaşanan şiddetli rüzgarların tarımsal üretimi olumsuz etkilediği ifade edildi.

​Hasat Dönemi ve İhracat Beklentisi

​Zorlu hava koşullarına rağmen üreticilerin bahçelerindeki bakım, sulama ve hasat öncesi hazırlık süreçlerini titizlikle sürdürdüğünü belirten Faruk Akbaş, önümüzdeki döneme dair iyimser bir tablo çizdi.

​Hasat döneminin yaklaşmasıyla birlikte verim ve kalite artışının ihracat rakamlarını olumlu yönde etkilemesini beklediklerini söyleyen Akbaş, stratejik hedeflerini şu sözlerle özetledi:

​"Çiftçilerimizin sergilediği disiplinli üretim ve yoğun emek, 2026 yılı ihracat hedeflerimize daha güçlü ulaşmamızı sağlayacaktır. Kalitenin artmasıyla birlikte hem iç piyasa hem de dış pazarlarda talebin yükselmesini bekliyoruz. Mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirmenin yanı sıra, yeni ihracat kanalları ve farklı ülke pazarlarına erişim noktasındaki çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor."