ABD ve İran Arasında Diplomasi Trafiği Yeniden Hızlanıyor
Küresel piyasalarda jeopolitik risk algısını doğrudan etkileyen ABD-İran geriliminde diplomatik kanallar yeniden açılıyor. ABD Başkanı Donald Trump, New Jersey’den başkent Washington’a dönüş yolculuğunda başkanlık uçağında basın mensuplarının sorularını yanıtladı ve askıya alınan askeri harekat ile başlayacak yeni müzakere sürecine dair kritik değerlendirmelerde bulundu.
Körfez Ülkelerinin Devreye Girmesiyle Operasyon Rafa Kalktı
Bölgede artan tansiyonun bir çatışmaya dönüşmesi ihtimali, komşu ülkelerin arabuluculuk hamleleriyle şimdilik engellendi. Trump, planlanan büyük çaplı saldırıyı, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar’ın devreye girmesi üzerine durdurduğunu vurguladı. Operasyonun boyutuna dikkat çeken ABD Başkanı, bunun İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana gerçekleştirilecek en büyük saldırı olacağını ancak müttefik ülkelerin ve komşuların "Lütfen bunu yapmayın" çağrısı üzerine planı rafa kaldırdıklarını ifade etti.
Odak Noktası: Hürmüz Boğazı ve Nükleer Silahsızlanma
Geri adım atılan askeri operasyonun ardından gözler yeniden diplomatik masaya çevrildi. Trump, İran yetkilileriyle yürütülecek müzakerelerin 3 Ağustos Pazartesi günü başlayacağını duyurdu. Görüşmelerin temel motivasyonunun birçok insanın hayatını kurtarmak olduğunu belirten Trump, masadaki anlaşma ihtimaline karşı oldukça iyimser bir tutum sergiledi.
Özellikle küresel petrol ticaretinin atardamarı konumundaki Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli ulaşıma açılması ve İran'ın nükleer silahsızlandırılması konularında tarafların ortak bir zemine yaklaştığı düşünülüyor. Piyasa aktörleri, bölgedeki jeopolitik risk primini düşürebilecek bu gelişmeleri ve müzakere masasından çıkacak olası bir nükleer mutabakatı yakından takip etmeye devam ediyor.
