Türkiye’nin 81 ilinden gelerek Ankara’da toplanan er statüsündeki gaziler ve şehit yakınları, 13 Temmuz tarihinden bu yana Kızılay Güvenpark’ta 7/24 süren bir hak nöbeti tutuyor. Kamuoyunda ve devletin en üst kademelerinde seslerini duyurmayı amaçlayan gaziler, yıllardır çözüme kavuşturulmayan emsal ve özlük haklarındaki eşitsizliklerin kalıcı olarak giderilmesini talep ediyor.
3 Yıllık Bekleyiş ve Oyalama İddiaları
Yaklaşık 3 yıldır ilgili bürokratik kanallarla temas halinde olan er gaziler, bugüne kadar somut ve yasal bir adım atılmaması nedeniyle eylem kararı almak zorunda kaldı. Taleplerini doğrudan Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ileten hak sahipleri, sürecin başından beri sistematik bir oyalama taktiği ile karşı karşıya bırakıldıklarını ifade ediyor. Yazılan resmi dilekçelerde, zamanında verilen "emsal hakkı" sözlerinin tutulmadığı ve sürekli ertelenen görüşmelerin mağduriyeti derinleştirdiği vurgulanıyor.
Ses Kayıtları ve Yetkililere İnceleme Çağrısı
Güvenpark’taki nöbetleri 32. gününe ulaşan gaziler, yaşadıkları problemin yalnızca masum bir bürokratik yavaşlama olmadığını iddia ediyor. Son dönemde ortaya çıktığı belirtilen bazı ses kayıtları, yetkililerin hak sahiplerini zamanla yorarak bu mücadeleden vazgeçirmeyi hedeflediği yönünde ciddi soru işaretleri doğurdu.
Bu iddialar ışığında gaziler; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt, milletvekili Mehmet Ali Çelebi ve eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile geçmişte gerçekleştirilen görüşmelerin, masada verilen sözlerin kapsamlı bir şekilde incelenmesini talep ediyor.
"Ayrıcalık Değil, Adalet ve Eşitlik İstiyoruz"
Hak arayışlarını sokağa taşımak zorunda bırakılmaktan dolayı derin bir üzüntü duyduklarını belirten gaziler, devlete karşı bir tutum içinde olmadıklarının özellikle altını çiziyor. "Bizler devletimize karşı değil, kurumlar içindeki haksızlıklara ve yetkililerin tutumlarına karşıyız" diyen er gaziler, isteklerinin ekstra bir ayrıcalık olmadığını; sadece adalet ve eşitlik çerçevesinde haklarına kavuşmak olduğunu belirtiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sürece bizzat müdahil olmasını isteyen gaziler, devletin adalet terazisine olan inançlarıyla yıllardır sonuçsuz kalan bu dosyanın artık aydınlatılmasını bekliyor.
