Jeopolitik Gerilimler ve Enerji Maliyetlerinde Keskin Tırmanış

​Küresel ekonomide tam enflasyonist baskıların hafiflediği ve merkez bankalarının gevşeme patikasına girdiği yönündeki algı güçlenirken, makroekonomik dengeler yeniden sarsıldı. Orta Doğu ekseninde tırmanan jeopolitik risklerin etkisiyle haftaya sert yükselişle başlayan petrol fiyatları, varil başına 100 dolar eşiğini aşarak zirve yaptı. Enerji maliyetlerindeki bu sıçrama, küresel tedarik hatları ve üretim süreçlerinde girdi maliyetlerini doğrudan artırarak fiyatlar genel düzeyinde yeni bir dalgalanma riskini beraberinde getirdi.

​Tarifeler ve Yapay Zeka Yatırımları: Çifte Enflasyonist Baskı

​Piyasalardaki kırılganlığı artıran tek unsur enerji kanalıyla sınırlı kalmadı. Ticaret politikalarında agresif bir çizgi izleyen ABD Başkanı Donald Trump liderliğindeki yönetim, küresel ticaret ortaklarından yapılan ithalata yüzde 10 ila yüzde 12,5 arasında gümrük vergisi uygulanabileceğini açıklayarak piyasalara yeni bir belirsizlik yükledi.

​Eş zamanlı olarak, teknoloji sektöründeki yapay zeka odaklı devasa sermaye harcamaları da maliyet yapısını yukarı çekiyor. Perşembe günü açıklanan güncel verilerde Alphabet, bu yılki sermaye harcaması (CapEx) tahminini 205 milyar dolar seviyesine çıkardığını duyurdu. Diğer yandan, teknoloji devi Apple geçen ay bellek çipi ve depolama bileşenlerindeki benzeri görülmemiş tedarik sıkıntısını gerekçe göstererek Mac, iPad, ev akıllı cihazları ve Vision Pro ürün gruplarında fiyat artışına gitti. Şirketlerin maliyet artışlarını nihai tüketiciye yansıtma gücü, enflasyonun katılaşma riskini teyit ediyor.

​Merkez Bankaları Tehdit Karşısında: Şahin Beklentiler Güçleniyor

​Önümüzdeki hafta Fed (Amerikan Merkez Bankası), AMB (Avrupa Merkez Bankası) ve İngiltere Merkez Bankası başta olmak üzere G7 ülkelerinin para politikası kurulları kritik toplantılar gerçekleştirecek. Piyasalarda kısa vadede acil bir faiz değişikliği beklenmese de artan riskler karşısında merkez bankalarının sıkı duruşunu uzatacağı öngörülüyor. Küresel tahvil getirilerindeki tırmanış, yatırımcıların kontrolsüz enflasyon endişesini yansıtırken, ABD hisse senedi piyasalarında S&P 500 endeksi haftalık bazda ikinci düşüşünü kaydetmeye yöneldi.

​Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan PGIM Avrupa Başekonomisti Katharine Neiss, "Son gelişmeler, ekonomiyi yönlendirenin jeopolitik faktörler olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Genel enflasyon üzerindeki olumsuz arz şoku baskıları, merkez bankalarının şahin bir tutum sergileme eğilimini desteklemeye devam edecek" ifadelerini kullandı.

​Benzer şekilde Perşembe günü uyarılarda bulunan AMB Başkanı Christine Lagarde, enerji şokunun şiddetlenebileceğinin altını çizerek, "Enerji fiyatları ne kadar uzun süre yüksek seviyelerde kalırsa, genel enflasyonu o kadar fazla artırma olasılığı o kadar artar" değerlendirmesinde bulundu.

​Uzmanlar Ne Diyor? Goldman Sachs'tan Dikkat Çeken Analiz

​Finans dünyasının önde gelen kurumları da gelişmeleri yakından takip ediyor. Bloomberg TV yayınında değerlendirmelerde bulunan Goldman Sachs Döviz ve Gelişmekte Olan Piyasalar Başstratejisti Kamakshya Trivedi, gümrük vergilerinden ziyade enerji şoku ve teknoloji odaklı sermaye harcamalarına dikkat çekti.

Kamakshya Trivedi, "Şu anda enerji sektöründen kaynaklanan enflasyonist baskı konusunda çok daha fazla endişeliyim; bence dikkat etmemiz gereken de budur. Buradaki daha uzun vadeli ve daha önemli faktör ise yapay zeka yatırım harcamalarıdır ve bu alandaki görüş değişikliklerinin, piyasalar genelindeki tepkinin temel itici gücü olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

​Enflasyonist görünümdeki bu ani değişim, küresel sermaye akışlarını yeniden şekillendirirken yatırımcıların merkez bankalarından gelecek sözlü yönlendirmelere ve makro verilere odaklanmasına neden oluyor.