Bireysel Borç Sarmalı Derinleşiyor: BDDK Verileri Ne Söylüyor?
Türkiye ekonomisinde yüksek faiz ve enflasyon cenderesinde ayakta kalmaya çalışan hanehalkı için alarm zilleri çalmaya devam ediyor. Yeni Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Özgür Karabat, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerini analiz ederek çarpıcı bir tabloyu kamuoyunun gündemine taşıdı.
Açıklanan verilere göre, 7 Kasım 2025 tarihinde 222,4 milyar lira seviyesinde bulunan bireysel kredi ve kredi kartlarındaki takipteki alacak tutarı, 16 Ekim 2026 itibarıyla 392,9 milyar liraya fırladı. Böylece bir yıldan daha kısa bir zaman diliminde batık borç miktarında %77 oranında devasa bir sıçrama kaydedildi. Aynı dönem aralığında vatandaşların toplam bireysel kredi ve kredi kartı borç stoku ise %31 oranında artarak 6,88 trilyon lira sınırına dayandı.
Borç Ödeme Gücü Zayıflıyor: Kredi Kartlarında Risk Seviyesi %6,11
Batık borçların toplam borç miktarından belirgin şekilde daha hızlı büyümesi, vatandaşın alım gücündeki ve borç geri ödeme kapasitesindeki kan kaybını net bir şekilde ortaya koyuyor. BDDK rakamlarına dikkat çeken Karabat, bireysel kredi ve kredi kartlarındaki toplam takip oranının %4,24 seviyesinden %5,71'e yükseldiğini, kredi kartı özelinde ise bu riskli oranın %6,11 düzeyine ulaştığını vurguladı.
Gelirin temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını ifade eden Karabat, hanehalkının içinde bulunduğu kısır döngüyü şu sözlerle özetledi:
"Maaş yetmiyor, emekli aylığı yetmiyor, kredi kartı devreye giriyor. Sonra kart borcu başka bir borçla kapatılmaya çalışılıyor. Vatandaş borç sarmalına sürüklenirken ekonomi yönetimi bu gidişatı izliyor, bilerek sessiz kalıyor."
Bakan Şimşek'e Fon Tepkisi: "Sadece Fonlar Değil, Vatandaş da Batıyor"
Ekonomi yönetiminin izlediği politikaları sert sözlerle eleştiren Karabat, tepkisini doğrudan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e yöneltti. Bakan Şimşek'in 4 Kasım 2025 tarihinde birtakım sermaye piyasası fonlarında manipülasyon yapıldığına dair açıklamasını hatırlatan Karabat, sorunların bilinmesine rağmen zamanında ve etkin müdahalelerin yapılmadığını savundu.
Piyasalarda yaşanan fon manipülasyonları ile geniş halk kitlelerinin omuzundaki borç yükünün aynı fotoğrafın iki parçası olduğunu belirterek süreci "organize bir servet transferi" olarak nitelendiren Karabat, ekonomi yönetiminin sorumluluk alması gerektiğinin altını çizdi.
