Bölgesel ve küresel ölçekte tarihi bir süreçten geçildiğini vurgulayarak sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflerinin "Büyük Türkiye" vizyonunu inşa ederek Türk milletinin adını bu çağa yazdırmak olduğunu belirtti. Güçlü ve itibarlı bir Türkiye hedefiyle duraksamadan yola devam ettiklerini aktaran Erdoğan, zaman zaman içeriden ve dışarıdan ön kesme operasyonlarına maruz kalsalar da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği yönetim istikrarıyla bu engellerin aşıldığını ifade etti.

​"İsrail Barışa Çomak Sokmak İstiyor, Provokasyonlara Dikkat Edilmeli"

​Ortadoğu'da aylardır süren gerilime değinen Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin krizleri yönetme konusundaki başarısına dikkat çekti. İsrail'in kışkırtmaları sonucunda 28 Şubat tarihinde patlak veren ABD-İran savaşının, dün gece varılan mutabakatla sona erdirilmesinin bölgeye rahat bir nefes aldırdığını söyleyen Erdoğan, sürecin hassasiyetini koruduğu konusunda uyarılarda bulundu:

"İsrail barışa çomak sokmak istiyor. Krizi tırmandıracak adımlardan uzak durulmalı. İmzalar atılana kadar yaşanacak sabotajlara karşı çok ama çok dikkatli olunmalıdır."

​"Savaşa Benzin Dökenlerden Olmadık"

​Krizin ilk gününden itibaren Türkiye'nin sağduyulu, serinkanlı ve diplomasi odaklı bir politika izlediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, provokasyonlara kapılmadıklarını dile getirdi. Pakistan'ın arabuluculuğunda başlatılan barış inisiyatiflerine; Katar ve Suudi Arabistan ile birlikte güçlü bir destek sunduklarını belirten Erdoğan, "Savaşa benzin dökenlerden değil, barışın sesini yükseltenlerden olduk" dedi.

​Bölgedeki halklar arasında yeni fitne ateşleri yakma çabalarının başarısızlığa uğradığını ve kardeşi kardeşe kırdırma planlarının çöktüğünü ifade eden Erdoğan, "Neticede coğrafyamızla birlikte tüm dünyayı uçurumun eşiğine getiren bu krizde tek bir vatandaşımızın dahi burnu kanamadı" şeklinde konuştu.

​Muhalefete Sert Dış Politika Eleştirisi: "Gidin Koltuk Peşinde Koşun"

​Konuşmasında muhalefet cephesine yönelik oldukça sert ifadeler kullanan Cumhurbaşkanı, İran krizinin ilk anlarından itibaren hükümetin diplomatik çabalarına destek vermek yerine köstek olmaya çalışanları milletin vicdanına havale ettiğini söyledi. Dış politikanın ciddi bir tecrübe, bilgi birikimi ve milli bir duruş gerektirdiğini vurgulayan Erdoğan, muhalefete şu sözlerle yüklendi:

"Siz dış politika gibi alanlarda ahkâm kesmekten vazgeçin. Bunun yerine gidin koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, en iyi bildiğiniz iş olan birbirinizin kuyusunu kazın. Biz sizden ihsan istemiyoruz. Gölge etmeyin, bu bize yeter."

​2026 NATO Ankara Zirvesi ve Altyapı Hazırlıkları

​Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gündemindeki bir diğer kritik başlık ise Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumu ve 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek olan NATO Liderler Toplantısı oldu.

​Türkiye'nin, 1952 yılında Demokrat Parti döneminde katıldığı NATO'nun en kilit aktörlerinden biri olduğunu hatırlatan Erdoğan, ittifakın güneydoğu kanadının yıllardır Türkiye'ye emanet olduğunu vurguladı. Türkiye'nin NATO içindeki önemini şu tespitlerle özetledi:

  • ​İttifakın en büyük ikinci kara ordusuna komuta ediyoruz.
  • ​Dünyanın dört bir yanındaki NATO barış misyonlarına en aktif katkıyı sağlayan ülkelerin başındayız.
  • ​Güçlü savunma sanayimiz ve jeopolitik derinliğimizle ittifakın caydırıcılığını artırıyoruz.

 

Ankara'daki tarihi zirvenin, NATO'nun gelecekteki güvenlik mimarisini şekillendirecek bir dönüm noktası olacağını belirten Cumhurbaşkanı, hazırlıkların hızla sürdüğünü ifade etti. 2015 yılındaki G20 Antalya Zirvesi'ndeki kusursuz ev sahipliğinin bir referans olduğunu belirten Erdoğan, NATO Zirvesi için Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarının tamamlanarak bugün itibarıyla hizmete açıldığının müjdesini vererek sözlerini tamamladı.

​Metni bu şekilde, orijinalindeki tüm siyasi mesajları, detayları ve kronolojik sırayı koruyarak haberleştirdim. Direkt sitenize kopyalayıp yayınlayabilirsiniz. Eksik gördüğünüz veya özellikle öne çıkarmak istediğiniz başka bir vurgu varsa hemen düzenleyebilirim.