Para Politikası Kurulu'nun gerçekleştirdiği son toplantıda, %3,75'lik mevcut politika faiz oranının korunması kararlaştırıldı. Karar Altıya üç oy çokluğu ile alındı. Kurul üyeleri arasında yaşanan bu ayrışma, küresel para politikalarındaki belirsizliklerin merkez bankaları içindeki tartışmalarını da gözler önüne serdi.
Kararda Ayrışma Dikkat Çekti
Para Politikası Kurulu'nda alınan altıya üç oy çokluğu kararında, faiz artışı yönünde gelen muhalefet oyları piyasa dinamiklerini hareketlendirdi. Başekonomist Huw Pill ile kurul üyeleri Megan Greene ve Catherine Mann, çeyrek puanlık bir faiz artışı yönünde oy kullandı. Karara şerh düşen bu üç üye, tıpkı ABD Merkez Bankası (Fed) cephesinde olduğu gibi temkinli duruşun ötesinde sıkılaşma yanlısı bir tutum sergiledi. Çoğunluktaki üyeler ise olası hamleler öncesinde küresel krizin etkilerini detaylıca gözlemlemeyi tercih etti.
BOE Başkanı Andrew Bailey, küresel koşulların daha belirsiz ve enflasyonist görünmesine karşın İngiltere içindeki ekonomik dinamiklerin görece olumlu seyrettiğini vurguladı. Bailey, faiz oranının %3,75 seviyesinde tutulmasının bu konjonktürde en rasyonel yaklaşım olduğunu ifade etti.
Enflasyon Projeksiyonları ve Risk Senaryoları
Nisan ayında rafa kaldırdığı temel enflasyon projeksiyonlarını yeniden yayımlayan İngiltere Merkez Bankası, küresel enerji fiyatlarının izleyebileceği rotalara dair alternatif senaryolar paylaştı.
- Ana Senaryo: Şu an %2,6 seviyesinde bulunan İngiltere enflasyonunun yıl sonunda %3,2 ile zirve yapması ve önümüzdeki yıl %2'lik hedef seviyesine gerilemesi öngörülüyor.
- Olumsuz Senaryo: Petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması durumunda, enflasyonun 2027'nin ikinci çeyreğinde %4,5 seviyesine kadar yükselebileceği uyarısı yapıldı.
- Olumlu Senaryo: Jeopolitik çatışmaların erken çözüme kavuşması halinde ise fiyat artışının %3 ile sınırlı kalacağı tahmin ediliyor.
İngiltere ekonomisindeki yavaşlama eğilimi, istihdam piyasasındaki gevşeme ve özel sektör ücret artışlarının pandemi sonrasındaki en düşük seviyelere gerilemesi, bankaya enerji şoklarının ikincil etkilerini tartmak için zaman kazandırıyor.
Piyasaların Beklentisi ve Küresel Görünüm
Yatırımcılar, Eylül ayındaki toplantıda çeyrek puanlık bir faiz artışı olasılığını %50'nin üzerinde fiyatlamaya başladı. Küresel merkez bankalarının genelinde benzer bir bekle-gör stratejisi hakim olurken; ABD Merkez Bankası (Fed) da çarşamba günkü toplantısında faizleri %3,50-3,75 bandında sabit tutmuş, ancak orada da üç üyenin faiz artışı yönünde şerh düşmesi piyasalarda dalgalanma yaratmıştı.
Öte yandan BOE yetkilileri, bütçe ve bilanço daraltımı (kantitatif sıkılaşma) sürecinin piyasalar üzerindeki etkisinin makul seviyelerde seyrettiğini belirterek, Eylül ayında yeni dönem programına ilişkin kararların netleşeceğini duyurdu.
