Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 23 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen toplantıya ilişkin 2026-32 sayılı özet metnini 30 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla kamuoyuyla paylaştı. Metinde, enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma yaşanması durumunda parasal duruşun sıkılaştırılacağı mesajı yinelenirken; küresel piyasalardaki oynaklıklar, yerel kredi büyümesi ve likidite adımları detaylıca ele alındı.
Faiz Kararı ve Sıkı Parasal Duruş Kararlılığı
PPK, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Karar çerçevesinde TCMB gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde korudu.
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceğini belirten TCMB, dezenflasyon sürecinin talep, döviz kuru ve beklenti kanalları üzerinden destekleneceğini vurguladı. Orta vadeli yüzde 5 enflasyon hedefine ulaşılması amacıyla kararların veri odaklı, şeffaf ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaya devam edileceği kaydedildi.
Zorunlu Karşılıklarda Sadeleşme ve Piyasa Göstergeleri
Makrofinansal istikrarı pekiştirmek amacıyla zorunlu karşılık adımlarında sadeleşmeye gidildi. 2023 yılında uygulamaya alınan ve yüzde 2,5 oranında yürütülen döviz cinsinden mevduat/katılım fonu için TL cinsinden ilave zorunlu karşılık tesisi kaldırıldı. Buna karşın, vadesiz ve 1 aya kadar vadeli yabancı para mevduat zorunlu karşılık oranı yüzde 32'ye, daha uzun vadeli yabancı para mevduat oranı ise yüzde 28'e çıkarılarak 2 yüzde puanlık artış sağlandı.
Finansal göstergelerdeki pozitif seyir şu verilerle öne çıktı:
- Brüt Uluslararası Rezervler: 12 Haziran'dan 17 Temmuz'a kadar 8,4 milyar ABD doları yükselerek 160,5 milyar ABD doları seviyesine ulaştı.
- CDS ve Kur Oynaklığı: Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 22 Temmuz itibarıyla 240 baz puan seviyesine geriledi. TL'nin 1 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 5,7'ye, 12 ay vadeli kur oynaklığı ise yüzde 18,6 seviyesine düştü.
- Sermaye Girişleri: Önceki PPK haftasından 17 Temmuz'a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına 3,2 milyar ABD doları, hisse senedi piyasasına ise 0,6 milyar ABD doları olmak üzere toplam 3,8 milyar ABD doları net portföy girişi kaydedildi.
- Borç Çevirme Oranları: Mayıs ayı itibarıyla 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı bankacılık sektöründe yüzde 152,6, reel sektörde ise yüzde 222,1 olarak gerçekleşti.
Kredi ve Mevduat Piyasasındaki Değişimler
12 Haziran–17 Temmuz döneminde bireysel kredilerin 4 haftalık ortalama büyüme oranı ihtiyaç kredilerinin etkisiyle yüzde 2,7 seviyesine yükseldi. TL ticari kredilerin büyüme oranı yüzde 2,4 ile yatay kalırken, yabancı para ticari kredilerdeki kur etkisinden arındırılmış büyüme yüzde 0,7 oldu.
Faiz oranlarında 12 Haziran ve 17 Temmuz haftaları arasında şu hareketlilikler izlendi:
- TL Mevduat Faizleri: 81 baz puan düşerek yüzde 46,7'ye geriledi.
- TL Ticari Kredi Faizleri: 339 baz puan azalışla yüzde 48,9 seviyesine indi.
- İhtiyaç Kredisi Faizleri: 104 baz puan artarak yüzde 65,0'e tırmandı.
- Konut Kredisi Faizleri: 151 baz puan yükselişle yüzde 41,2 oldu.
- Taşıt Kredisi Faizleri: 190 baz puan gerileyerek yüzde 47,3 seviyesinde oluştu.
Enflasyon Gelişmeleri ve Temmuz Ayı Riskleri
Haziran ayında tüketici fiyatları aylık yüzde 0,99 artarken, yıllık enflasyon 0,50 puan düşüşle yüzde 32,11 seviyesine çekildi. Çekirdek göstergelerden B endeksi yıllık yüzde 31,18'e, C endeksi ise yüzde 29,84'e geriledi. Yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 28 civarında seyrederken, hizmet enflasyonu katılık nedeniyle yüzde 40 seviyesindeki yüksek seyrini korudu. Kira yıllık enflasyonu ise 1,90 puan düşerek yüzde 47,87 (aylık yüzde 2,66) oldu. Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) Haziran'da aylık yüzde 1,80, yıllık yüzde 28,09 arttı.
TCMB, Temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde geçici bir yükseliş beklendiğini açıkladı. Bu yükselişte etkili olan temel unsurlar şunlardır:
- Sağlık Düzenlemeleri: SGK Sağlık Uygulamaları Tebliği'ndeki muayene katılım payı değişikliğinin Temmuz enflasyonuna 0,22 puan doğrudan katkı yapması bekleniyor. Ayrıca Türk Tabipleri Birliği tarife artışları da fiyatlara yansıyacak.
- Enerji Fiyatları ve Petrol: Brent petrol fiyatlarının Temmuz ayının üçüncü haftasında 92 ABD doları seviyesine yükselmesi, elektrikte Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kaynaklı artışlar ve eşel mobil sisteminden kademeli çıkış yurt içi enerji maliyetlerini artırıyor. Maktu vergi güncellemesinin Temmuz'da uygulanmaması ise olumlu bir unsur olarak öne çıktı.
- Mevsimsel ve Vergi Etkileri: Giyim grubundaki indirimlerin geçmiş yıllara göre sınırlı kalması, gıda grubundaki sebze kaynaklı yükselişler ve tütün ürünlerindeki maktu ÖTV düzenlemesinin Ağustos ayına sarkabilecek etkileri takip ediliyor.
Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,2'ye, 2027 yıl sonu beklentisi ise yüzde 21,5'e yükseldi. 12 ay sonrasına ilişkin beklentiler piyasa katılımcılarında yüzde 24,0, reel sektörde yüzde 33,1 olurken, hanehalkında 3,4 puan düşüşle yüzde 46,1 seviyesine geriledi.
İç Talep, Üretim ve Dış Denge Verileri
İktisadi faaliyete dair son veriler iç talepteki zayıflamanın belirginleştiğini ortaya koydu. Mayıs ayında perakende satış hacmi aylık yüzde 2,4 artarken, hizmet üretim endeksi aylık yüzde 0,4 geriledi. İmalat sanayi anketleri ve Temmuz ayı öncü göstergeleri iç siparişlerdeki düşüşe işaret etti.
Üretim ve istihdam cephesindeki öne çıkan rakamlar:
- Sanayi ve İnşaat: Sanayi üretimi Mayıs ayında aylık yüzde 2,9 azalırken, ikinci çeyrekte çeyreklik bazda yüzde 2,6 büyüdü. İnşaat üretimi ise ikinci çeyrekte çeyreklik yüzde 3,8, yıllık yüzde 2,6 daraldı.
- İstihdam: Mayıs ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,5 milyon kişi olurken, işsizlik oranı yüzde 8,2 seviyesinde yatay kaldı.
- Cari Denge: Mayıs ayında 1,5 milyar ABD doları açık verilirken, 12 aylık birikimli cari açık 37,3 milyar ABD doları oldu. Seyahat gelirleri yıllık 60,1 milyar ABD doları, hizmet dengesi fazlası ise 62,5 milyar ABD doları seviyesine ulaştı. Haziran ayı altın ithalatı 1,4 milyar ABD doları (12 aylık 20,9 milyar ABD doları) olarak gerçekleşti.
Küresel tarafta ise Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin etkisiyle Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının büyüme endeksi tahmini 2026 yılı için yüzde 1,7, 2027 yılı için ise yüzde 2,5 olarak açıklandı.
