Yıl Sonu Kur, Enflasyon ve Faiz Projeksiyonları
Raporda öne çıkan en kritik veri setini, bankanın 2026 yılı sonuna yönelik makroekonomik hedefleri oluşturuyor. Garanti Bankası analistleri, yıl sonu dolar/TL kurunun 52 seviyesine ulaşacağını öngörüyor. Aynı dönem için Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) beklentisi yüzde 30 olarak açıklanırken, politika faizinin ise yılı yüzde 37 seviyesinde tamamlayacağı tahmin ediliyor. (Öte yandan spot piyasadaki güncel duruma bakıldığında; 25 Haziran saat 20.40 itibarıyla dolar/TL paritesi 46,51 seviyesinde yatay bir bantta işlem görüyor.)
Mevcut finansal koşullar altında, Türk Lirası'nın döviz kurları karşısındaki değer kaybının enflasyon ivmesinin gerisinde kaldığı, TL cinsi faiz getirilerinin ise enflasyon oranını belirgin şekilde aştığı vurgulanıyor. Bu veriler ışığında yapılan hesaplamalara göre:
- Türk Lirası'nın 2026 yılı içerisinde ABD Doları karşısında yüzde 6,9 oranında reel değer kazanması bekleniyor.
- TCMB'nin güncel fonlama maliyeti projeksiyonları baz alındığında, Türk Lirası varlıkların yatırımcılara yüzde 5,4 oranında net reel faiz getirisi sunacağı öngörülüyor.
Banka, süregelen bu reel değerlenme ve yüksek reel faiz dinamiklerinin, Türk Lirası'nı küresel döviz piyasalarında dolar karşısında cazip bir alternatif olarak tutmaya devam edeceğinin altını çiziyor.
Jeopolitik Riskler ve TCMB'nin Sıkılaşma Adımları
Rapor, makroekonomik hedeflerin arka planındaki küresel ve yerel dinamiklere de ışık tutuyor. Özellikle Orta Doğu coğrafyasında tırmanan gerilimin küresel petrol fiyatlarını yukarı yönlü baskıladığı ve bu durumun enflasyon beklentilerinde bozulmaya yol açtığı ifade ediliyor.
Bu dışsal şoklara karşı TCMB'nin proaktif bir duruş sergilediği belirtilirken, mart ayının başından itibaren fonlama kanallarında toplamda 300 baz puanlık ilave bir sıkılaşmaya gidildiği hatırlatıldı. Alınan likidite önlemleri kapsamında, Merkez Bankası'nın haftalık repo ihalelerini geçici olarak durdurduğu ve piyasanın fonlama ihtiyacını yüzde 40 seviyesindeki gecelik borç verme faizi üzerinden karşılamaya devam ettiği raporlandı.
Rezervlerdeki Dalgalanma ve 30 Milyar Dolarlık Geri Dönüş
Mart ayını takip eden süreçte, artan küresel risk algısının bir yansıması olarak Türk Lirası cinsi varlıklardan kayda değer bir sermaye çıkışı yaşandı. TCMB'nin analitik bilanço verilerine atıfta bulunulan raporda, nisan ayının başında swap hariç net döviz rezervlerinde 47 milyar dolarlık sert bir düşüş gerçekleştiği tespit edildi.
Buna karşın, rezervlerdeki bu erime kalıcı olmadı. Yurt içinde atılan kararlı ekonomi politikası adımları, jeopolitik arenada güçlenen ateşkes umutları ve petrol fiyatlarının yeniden normalleşme sürecine girmesi, piyasalardaki güveni tazeledi. Tüm bu pozitif gelişmelerin ortak bir sonucu olarak, TCMB rezervlerine kısa süre içerisinde yaklaşık 30 milyar dolarlık güçlü bir döviz girişinin sağlandığı teyit edildi.
