Bilgepara.com — Fed’in 12 bölgesel şubesinden gelen verilerle hazırlanan Bej Kitap raporu, Amerikan ekonomisindeki mevcut duruma dair çarpıcı sinyaller verdi. Ekonomik faaliyetlerin 10 bölgede "hafif ila ılımlı" hızda arttığı, bir bölgede gerilediği ve bir bölgede durağan kaldığı belirtilen raporda, enflasyon ve tüketici alışkanlıklarındaki değişimler dikkat çekti.

​İşte Fed'in son raporundan öne çıkan kritik başlıklar:

Enflasyonun Bir Numaralı Tetikleyicisi: Jeopolitik Riskler

​Rapora göre, fiyatlar genel olarak "ılımlı ila güçlü" bir ivmeyle artmaya devam ediyor. Çoğu bölge bir önceki döneme kıyasla enflasyonun daha da yükseldiğini bildirdi. Fiyat artışlarının perde arkasında ise küresel jeopolitik riskler yatıyor.

​Bölgelerden gelen analizlerde, Orta Doğu'daki çatışmalara bağlı olarak artan enerji maliyetlerinin, enflasyonist baskıların başlıca itici gücü olduğu ifade edildi. Bu maliyet artışlarının sadece enerjiyle sınırlı kalmadığı; nakliye, ambalaj, gıda ve gübre gibi birçok farklı sektöre yayıldığı uyarısı yapıldı.

Tüketim Alışkanlıklarında 'Gelir Grubu' Ayrışması

​Tüketici harcamaları karmaşık bir görünüm sunarken, satın alma gücü üzerindeki enflasyon baskısı sınıflar arası ayrışmayı net bir şekilde ortaya koydu:

  • Yüksek Gelirliler: Fiyat artışlarına karşı daha az duyarlı kalarak harcama dayanıklılığını koruyor.
  • Orta Gelirliler: Tüketim kararı almadan önce "her doları daha verimli kullanmaya" odaklanarak temkinli davranıyor.
  • Düşük Gelirliler: Mali açıdan giderek daha fazla zorlanıyor.

​Öte yandan, genel tüketim alışkanlıklarında kredi kartı kullanımının arttığı, perakende mağaza ziyaretlerinin düştüğü ve talebin ağırlıklı olarak temel ihtiyaçlara kaydığı gözlemlendi.

İş Dünyasında Belirsizlik, İstihdamda Durgunluk

​İş dünyasının gelecek 6 aya dair büyüme beklentilerinde ciddi bir değişim yaşanmasa da, ekonomik belirsizlikler ve zayıflayan tüketici harcamaları güven ortamını baskılamaya devam ediyor.

​İş gücü piyasasında ise belirgin bir durağanlık hakim. Rapor, 11 bölgede istihdamın neredeyse hiç değişmediğini, sadece bir bölgede ılımlı bir büyüme kaydedildiğini gösterdi. Çoğu bölgede "düşük işe alım ve düşük işten çıkarma" döngüsü yaşanırken, çalışanların mevcut ekonomik belirsizlikler yüzünden iş değiştirme konusunda giderek daha isteksiz davrandığı vurgulandı.