Beklentilerin Altında Kalan Performans: Çin Ekonomisinde Alarm Zilleri

​Küresel ekonominin en önemli motorlarından biri olan Çin, 2026 yılının ikinci çeyreğinde beklentilerin oldukça gerisinde kalan bir büyüme performansına imza attı. Yıllık bazda yüzde 4,3 seviyesinde gerçekleşen büyüme oranı, hem piyasa tahminlerini karşılayamadı hem de yılın ilk çeyreğinde kaydedilen yüzde 5'lik büyüme performansının gerisinde kaldı.

​Bu sonuçla birlikte dünyanın en büyük ikinci ekonomisi, son 3,5 yılın en düşük büyüme oranını kaydetmiş oldu. Çeyreklik bazdaki bu sert yavaşlama, Pekin yönetiminin yüzde 4,5 - yüzde 5 aralığındaki yıllık büyüme hedefinin de altına inildiğini gösteriyor. Ancak yılın ilk altı aylık dönemi genel olarak ele alındığında, ekonominin yüzde 4,7'lik bir büyüme ortalaması yakalayarak yıllık hedef patikasıyla uyumunu henüz tamamen kaybetmediği görülüyor.

​İç Talep Tıkanıyor: Büyümenin Niteliği Endişe Verici

​Ekonomik verilerin alt kalemleri incelendiğinde, büyümenin kalitesine yönelik soru işaretleri artıyor. Haziran ayına ilişkin verilerde, iç tüketimin en önemli göstergesi olan perakende satışların yıllık bazda yalnızca yüzde 1 oranında artış göstermesi iç piyasadaki durgunluğu gözler önüne serdi. Buna karşın, sanayi üretimi aynı dönemde yüzde 5,3'lük bir artış kaydederek üretim tarafının canlılığını koruduğunu ispatladı.

​Uzmanlar ve ekonomistler, büyümenin hızından ziyade yapısal niteliğinin kırılganlık barındırdığı konusunda birleşiyor. İç tüketim ve özel sektör yatırımlarındaki kronik zayıflık, Çin ekonomisinin en hassas noktası olmaya devam ederken; büyümenin giderek daha fazla imalat sanayisine ve dış talebe bağımlı hale geldiği vurgulanıyor.

​Gayrimenkul Krizi Yatırımları Aşağı Çekiyor

​Ülkede 2021 yılından bu yana etkisini sürdüren emlak krizi, hanehalkı servetini eriterek tüketim iştahını baltalamaya devam ediyor. Bu olumsuz tablo doğrudan yatırım verilerine de yansımış durumda. Yılın ilk altı ayında gayrimenkul yatırımları yıllık bazda yüzde 18 oranında tarihi bir daralma yaşadı.

​Yatırım iştahındaki bu gerileme sadece inşaat sektörüyle de sınırlı kalmadı. Aynı dönemde sabit sermaye yatırımları yüzde 5,7 oranında azalırken, kamu yatırımları de yüzde 2,3 oranında düşüş kaydetti. Analistler; yerel yönetimlerin bütçe disiplini gerekçesiyle harcamaları kısması ve özel sektörün yatırım yapmaktan kaçınmasının büyüme görünümü üzerinde ağır bir baskı oluşturduğuna işaret ediyor.

​İhracat ve Yapay Zekâ Rüzgarı Can Simidi Oldu

​İç piyasadaki tüm bu olumsuz dinamiklere karşılık, dış ticaret verileri ekonominin ayakta kalmasını sağlayan en önemli unsur konumunda. Küresel ölçekte hız kesmeyen yapay zekâ yatırımları ve ABD'li şirketlerin yeni gümrük tarifeleri yürürlüğe girmeden önce yoğun şekilde stok yapma eğilimi, Çin'in dış satışlarını canlandırdı.

​Son açıklanan dış ticaret verilerine göre, ülkenin ihracatı bu dönemde yüzde 27 gibi güçlü bir artış gösterdi. İç talepteki daralma sebebiyle zor günler geçiren sanayiciler için ihracat kanalı, adeta hayati bir can simidi işlevi görmeye devam ediyor.