Küresel emtia piyasalarında, özellikle alüminyum cephesinde arz kaynaklı sert fiyat hareketlilikleri yaşanıyor. ABD ve İran arasındaki diplomatik görüşmelerde tarafların katı tutumlarını sürdürmesi ve Hürmüz Boğazı'nın ticarete tam kapasiteyle, sorunsuz bir şekilde yeniden açılma ihtimalinin zayıflaması piyasalardaki arz tedirginliğini tetikledi. Bu jeopolitik gelişmelerin ışığında, Londra Metal Borsası (LME) üzerinde işlem gören alüminyum fiyatları yükseliş trendini üst üste yedinci işlem gününe taşıyarak 23 Haziran tarihinden itibaren görülen en yüksek seviyesine erişti.
Bilindiği üzere, savaş öncesi dönemde sadece Orta Doğu bölgesi, küresel alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 10'luk kısmını tek başına karşılıyordu. Bölgedeki tedarik zincirinin sekteye uğraması, fiyatların yönünü doğrudan yukarı çeviren ana etken konumunda.
Tarihi Düşüş: Stoklar 1990 Yılı Seviyelerine İndi
Fiyatlardaki istikrarlı tırmanışın tek nedeni jeopolitik riskler değil; aynı zamanda LME stoklarındaki dramatik erime de yatırımcıları endişelendiriyor. Çin ve Endonezya pazarlarından küresel sisteme dahil olan yeni arz desteklerine rağmen, LME depolarındaki onaylı alüminyum stokları yaklaşık 250 bin tona kadar geriledi. İstatistiklere göre bu kritik seviye, en son Kasım 1990 tarihinde görülen en düşük stok miktarı olarak resmi kayıtlara geçti.
Sektörün önemli aktörlerinden Çin merkezli emtia devi Xiamen C&D'nin Demir Dışı Metaller Araştırma Bölümü Başkanı Yan Weijun, piyasadaki duruma ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Orta Doğu'da yürütülen müzakerelerin piyasanın beklediği hızda ve pürüzsüzlükte ilerlemediğini vurgulayan Weijun, bu tıkanıklığın alüminyum fiyatlarını yukarı yönlü desteklemeye devam edeceğinin altını çizdi.
Norsk Hydro'dan 900 Bin Tonluk Arz Açığı Uyarısı
Piyasadaki arz daralmasına dair en net projeksiyonlardan biri de Avrupalı dev alüminyum üreticisi Norsk Hydro tarafından paylaşıldı. Şirket, Hürmüz Boğazı koridorundaki lojistik ve ticaret akışının kısa vadede normalleşmemesi durumunda, küresel alüminyum piyasasında yıllık 900 bin tonun üzerine çıkabilecek devasa bir arz açığı yaşanabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Fed Beklentileri ve Güncel Fiyatlamalar
Emtia piyasalarındaki alıcılı seyri yönlendiren bir diğer güçlü makroekonomik faktör ise ABD Merkez Bankası (Fed) politikaları oldu. Çatışmaların sona ermesine yönelik sürecin uzaması ve yatırımcıların ABD'de olası faiz artırımı beklentilerini azaltması, alüminyum kontratlarının Haziran sonundan bu yana yüzde 8'in üzerinde güçlü bir getiri sağlamasına önayak oldu.
Borsalardaki son işlemlere bakıldığında; alüminyum günlük bazda yüzde 0,6 oranında prim yaparak ton başına 3 bin 337 dolar seviyesinden alıcı bulurken, endüstriyel metallerin öncüsü bakır fiyatları da yüzde 0,2 oranında ılımlı bir yükseliş kaydetti.
Bilgepara.com yatırımcıları ve emtia takipçileri için önümüzdeki dönemde en kritik sinyaller; daralan stok verileri, jeopolitik diplomasi trafiği ve taşıma maliyetleri olmaya devam edecek.
