Petrol Fiyatlarındaki Düşüş Altına Yaradı

​Küresel piyasalarda jeopolitik gelişmelerin yankıları sürerken, emtia cephesinde dikkat çekici fiyatlamalar yaşanıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, olası bir diplomatik anlaşma umuduyla İran'a yönelik planlanan yeni operasyonları askıya alması, enerji piyasalarında sert satışları beraberinde getirdi. Bu gelişmenin ardından petrol fiyatlarının hızla yüzde 5’in üzerinde değer kaybetmesi, küresel enflasyon ve olası yeni faiz artırımı endişelerini bir miktar yatıştırdı. Bu rahatlama, pazartesi günü itibarıyla altın fiyatlarına pozitif yansıdı.

​Ons Altın ve Değerli Metallerde Yukarı Yönlü İvme

​Haftanın ilk işlem gününde spot altın, yüzde 0,4 oranında bir prim yaparak ons başına 4.055,76 dolar seviyesine tırmandı. Benzer bir hareketle ABD altın vadeli işlemleri de yüzde 0,9 oranında yükselerek 4.054 dolar bandına yerleşti. Altının dolar karşısındaki bu cazibesi, yetkililerin Japon yeni'ni desteklemek adına piyasaya müdahale etmesinin ardından zayıflayan ABD doları ile daha da desteklendi. Sadece altın değil, diğer değerli metaller de bu iyimserlikten payını aldı. İşlemlerde spot gümüş yüzde 0,9 yükselişle 58,13 dolar'a, platin yüzde 0,5 artışla 1.649,35 dolar'a ve paladyum ise yüzde 1,7 gibi güçlü bir primle 1.294,92 dolar seviyesine ulaştı.

​Piyasalar Temkinli: Uzman Beklentileri Ne Yönde?

​Tüm bu pozitif görünüme rağmen uzmanlar, piyasadaki risklerin tamamen ortadan kalkmadığı konusunda uyarıyor. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, altında yaşanan haftalık başlangıcın olumlu olduğunu vurgularken, Orta Doğu eksenindeki belirsizlikler ve petrol dinamiklerinin yükselişleri şimdilik sınırladığını ifade etti. Waterer, altının daha sağlam ve kalıcı bir yükseliş trendi yakalayabilmesi için petroldeki düşüşün derinleşmesi, doların ivme kaybetmesi veya merkez bankalarından güvercin tonda açıklamalar gelmesi gerektiğinin altını çizdi.

​Gözler İstihdam Verileri ve Fed Yöneticilerinde

​Altın yatırımcıları için jeopolitik riskler kadar, faiz politikaları da hayati bir önem taşıyor. Özellikle ABD ile çatışma ihtimalleri, savaşın getireceği enflasyonist baskıların merkez bankalarını faiz artırımına zorlayabileceği gerekçesiyle bir süredir altın üzerinde baskı yaratıyordu. Nitekim geçtiğimiz cuma günü, para politikası toplantısında çoğunluktan farklı bir duruş sergileyen üç ABD Merkez Bankası (Fed) yetkilisi, enflasyonu yüzde 2 hedefine çekmek için faizlerin hemen artırılması gerektiği yönündeki şahin görüşlerini yineledi. Faiz getirisiz bir varlık olan altın için bu tür yüksek faiz ortamları ciddi bir handikap yaratıyor.

​Bu bağlamda yatırımcıların odağı, ekonominin gidişatına dair en net sinyalleri verecek olan ve bu hafta açıklanacak istihdam verilerine kilitlenmiş durumda. Piyasa oyuncuları, açık iş pozisyonları (JOLTS), ADP özel sektör istihdam raporu, haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve makroekonomik tablonun en önemli parçası olan tarım dışı istihdam rakamlarını yakından izleyecek.