Uzun süredir devam eden gerilimi ve çatışma ortamını sonlandırmak amacıyla Pakistan'ın arabuluculuğunda masaya oturan Amerika Birleşik Devletleri ve İran, müzakerelerde mutlu sona ulaştı. Her iki başkentten art arda gelen açıklamalarla, barış anlaşmasının yürürlüğe girdiği tüm dünyaya ilan edildi.
Liderlerden Elektronik İmza: Çeviri Krizine Karşı Çift Dilli Metin
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, tarihi anlaşmanın detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Bekayi, üzerinde yoğun şekilde müzakere edilen 14 maddelik mutabakat zaptının, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından elektronik ortamda resmi olarak imzalandığını duyurdu.
Diplomatik süreçlerde sıklıkla karşılaşılan "yorum ve çeviri farklılıklarının" önüne geçmek adına stratejik bir adım atıldığını belirten Sözcü Bekayi, metnin hem Farsça hem de İngilizce olmak üzere iki dilde birden imza altına alındığını vurguladı.
İran'ın Kırmızı Çizgileri ve 60 Günlük Kritik Süreç
İran cephesi, anlaşmanın sürdürülebilirliği için belirledikleri şartları net bir dille ifade etti. Bekayi'nin açıklamalarında öne çıkan ve anlaşmanın ihlali sayılacak kritik maddeler şunlar oldu:
- Nükleer Materyal Şartı: Zenginleştirilmiş nükleer materyalin ülke dışına çıkarılması İran tarafından kesinlikle kabul edilmeyecek.
- Askeri Varlık ve Yaptırım Yasağı: Önümüzdeki 60 günlük kritik süre boyunca ABD, bölgedeki askeri varlığını artırmayacak ve İran'a yönelik yeni hiçbir yaptırım uygulamayacak. Bu adımlardan herhangi birinin atılması, anlaşmanın doğrudan ihlali olarak değerlendirilecek.
- Dondurulmuş Varlıklara Erişim: İran, yurtdışında dondurulmuş olan finansal varlıklarına dilediği zaman erişebilecek ve bu fonları serbestçe, istediği alımlarda kullanabilecek. Bekayi, son iki-üç haftadır bu konu üzerinde çok ayrıntılı müzakereler yürütüldüğünü ve ABD'nin süreçteki tüm engelleri kaldırmayı taahhüt ettiğini belirtti.
"Lübnan'a Yönelik Saldırılar Anlaşmayı Bozar"
Sözcü Bekayi'nin açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de İsrail'in bölgedeki faaliyetleri oldu. ABD ile İsrail'i "birbirinden ayrı görmediklerini", sadece yöntem ve yaklaşım farkları olduğunu belirten Bekayi, sert bir uyarıda bulundu:
"İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının sürmesi, mutabakat zaptındaki yükümlülüklerin açıkça ihlali anlamına gelecektir. İsrail diplomatik sürece en küçük fırsatı bile tanımak istemiyor. Ancak bu anlaşma kapsamındaki taahhütlerine İsrail'in uymasını sağlamak tamamen ABD'nin sorumluluğundadır."
Beyaz Saray Doğruladı: Hürmüz Boğazı Yeniden Açılıyor
İran cephesinden gelen bu kapsamlı açıklamaların ardından Washington hattından da beklenen teyit geldi. Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın söz konusu mutabakat zaptını resmi olarak imzaladığını doğruladı.
Sürece dair bilgi veren üst düzey bir ABD'li yetkili, imzalanan belgenin yalnızca savaşı sona erdirmekle kalmayıp, küresel ticaret için hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını da güvence altına aldığını ifade etti.
Trump Ne Demişti? Gözler İsviçre'de
Hatırlanacağı üzere ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'nın Evian kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi'nin bitiminin ardından başkent Paris'te basın mensuplarının karşısına geçmiş ve iddialı bir çıkış yaparak, "İran anlaşması önümüzdeki 48 saat içinde imzalanacak" ifadelerini kullanmıştı. Trump'ın işaret ettiği bu süre zarfında tarihi imzalar atılmış oldu.
Öte yandan, atılan bu tarihi imzanın ardından diplomasinin hız kesmeden devam etmesi bekleniyor. Cuma günü İsviçre'de taraflar arasında yapılması planlanan kritik yüz yüze görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair nihai kararın ise önümüzdeki birkaç saat içinde netleşmesi öngörülüyor.
