Küresel siyaset sahnesinde, ekonomik dengeleri de yakından ilgilendiren Washington-Tahran hattındaki tansiyon yeniden zirveye çıktı. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın İslamabad Mutabakatı kapsamındaki taahhütlerine artık bağlı kalmayacağına dair duyurusuna oldukça sert ve kayıtsız bir yanıt vererek piyasalardaki jeopolitik risk algısını artırdı.

​Ürdün'deki Kayıplar ve Nükleer Silah Vurgusu

​Bölgedeki kriz ortamı, Ürdün'de düzenlenen ve 2 ABD askerinin yaşamını yitirdiği saldırıların ardından daha da derinleşti. Yaşanan bu can kayıplarının ardından NewsNation kanalına özel açıklamalarda bulunan Trump, askerlerin vefatını "çok üzücü bir durum" olarak nitelendirdi. Röportajda ABD'nin bölgedeki temel stratejisine de değinen Başkan, devam eden askeri ve siyasi çatışmanın ana gayesinin, kesinlikle İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek olduğunun altını çizdi. Tahran yönetiminin mutabakatı tanımama kararına ilişkin ise son derece net bir dil kullanarak, "Bu umurumda değil." ifadelerini kullandı.

​Tahran'dan Karşı Hamle: "ABD Anlaşmayı Tamamen İhlal Etti"

​Karşılıklı restleşmelerin diğer tarafında ise Tahran cephesinden gelen diplomatik çıkışlar yer alıyor. Konuya ilişkin resmi çerçeveyi çizen İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, 15 Temmuz tarihinde yaptığı açıklamada diplomatik bağların koptuğu noktayı işaret etmişti. Garibabadi, ABD yönetiminin askeri operasyonlar ve deniz ablukası gibi agresif girişimlerle mutabakatı bütünüyle ihlal ettiğini belirterek, "İran, bu şartlarda mutabakata ilişkin hiçbir yükümlülük hissetmiyor" sözleriyle köprülerin resmen atıldığını duyurmuştu.

​Hamaney'den "Büyük Şeytan" Çıkışı ve Direniş Mesajı

​Diplomatik krizin ötesinde, İran'ın Dini Lideri Hamaney'in resmi sosyal medya hesaplarından paylaşılan mesajlar, iki ülke arasındaki diplomatik güvensizliğin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. ABD'yi "Büyük Şeytan" olarak nitelendiren Hamaney, Washington'un anlaşmayı ihlal etmesinin ABD Başkanı'nın imzasının "değersiz ve geçersiz" olduğunu kanıtladığını savundu. Mesajında, zorbalık ve vahşetin ABD zihniyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu iddia etti.

​İç siyasete yönelik dayanışma ve gövde gösterisi mesajları da veren Hamaney, İran halkının yasama, yürütme ve yargı erki organlarına olan güveninin tam olduğunu ve ulusal çıkarların korunması adına sahadaki varlıklarını kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti. ABD'nin savaş çığırtkanlığına devam etmesi halinde İran ve direniş cephesinin unutulmaz dersler vereceği uyarısında bulunan Dini Lider, İran Silahlı Kuvvetleri'nin son günlerdeki eylemlerinin bunun somut bir örneği olduğunu vurguladı.