TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI (TCMB), 11 Haziran 2026 tarihinde yapılan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının özet metnini yayımladı. Küresel ekonomideki son gelişmelerin geniş yer bulduğu metinde; enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, büyüme oranlarındaki revizyonlar ve küresel para politikalarına dair kritik değerlendirmeler ön plana çıktı.

​Enerji Fiyatlarında Yüksek Seyir ve Oynaklık Sürüyor

Yayımlanan özette, jeopolitik gelişmelerin yarattığı belirsizlikler nedeniyle enerji fiyatlarında dalgalı ve yüksek seyrin devam ettiği vurgulandı. Enerji arzı, tedarik zinciri sorunları ve artan taşıma maliyetlerinin ne kadar süreceğinin, enerji fiyatlarının gelecekteki rotasını belirlemede en büyük faktör olacağı ifade edildi.

​2026 Küresel Büyüme Beklentilerinde Düşüş

Küresel büyüme verilerine ilişkin tespitlerin yer aldığı raporda, başta Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olmak üzere pek çok ekonomide 2026 yılı için büyüme öngörülerinin aşağı yönlü güncellendiği belirtildi. Ancak, 2027 yılında baz etkisinin devreye girmesiyle birlikte bu oranlarda bir toparlanma beklendiğine işaret edildi. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla oluşturulan küresel büyüme endeksinin ise 2026 için yüzde 1,7'ye, 2027 yılı için ise yüzde 2,5'e revize edildiği açıklandı.

​Gelişmiş Ülkelerde Faiz Artırımı Sinyalleri Güçleniyor

Emtia fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon risklerini artırdığının altını çizen Merkez Bankası, küresel merkez bankalarının bu riskleri büyüme ve istihdam dengesini gözeterek yakından izlediğini aktardı. Özellikle gelişmiş ülke piyasalarındaki politika faizi fiyatlamalarının, faiz artırımı yönündeki beklentilerin güçlendiğine işaret ettiği ifade edildi.

​Sermaye Akımlarında Dalgalanma ve Risk Vurgusu

Artan belirsizlikler ve risk iştahındaki dalgalanmaların bir sonucu olarak gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi piyasalarına yönelen sermaye akımlarında oynak bir seyir gözlemlendiği belirtildi. Merkez Bankası ayrıca, portföy hareketleri üzerinde aşağı yönlü riskler bulunduğuna dikkat çekti.

​Özette, jeopolitik kaynaklı arz şoklarının ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağının, önümüzdeki dönemde küresel para politikalarının seyrini belirleyecek ana unsur olduğu ifade edildi.