Yabancı Yatırımcının TL İştahı Yeniden Zirvede

​Türkiye piyasalarına yönelik yabancı ilgisi, swap kanalıyla güçlü bir şekilde hissedilmeye devam ediyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan güncel veriler üzerinden Bloomberg HT’nin gerçekleştirdiği hesaplamalar, piyasadaki hareketliliği gözler önüne serdi. Verilere göre, 24 Temmuz haftası itibarıyla yabancı bankaların Türk bankalarıyla gerçekleştirdiği Türk Lirası swap pozisyonu, bir önceki döneme kıyasla 3,1 milyar dolar büyüme kaydederek 54,9 milyar dolar seviyesine ulaştı.

​Jeopolitik Gerilimler ve Swap Piyasasının Seyri

​Bu güçlü artış, ABD ve İsrail'in İran bölgesinde başlattığı çatışma ortamının ardından ulaşılan en yüksek "carry trade" hacmi olarak kayıtlara geçti. Küresel risk iştahının daraldığı söz konusu savaşın ilk günlerinde, yatırımcıların güvenli liman arayışıyla Türkiye'deki carry trade pozisyonları hızla erimiş ve 33,4 milyar dolara kadar düşmüştü. Ancak rüzgarın tersine dönmesiyle pozisyonlar yeniden güç kazandı. Tarihsel olarak bakıldığında ise savaş öncesi döneme denk gelen Ocak ayında bu hacim 61,2 milyar dolar ile tüm zamanların rekorunu kırmıştı.

​Küresel Piyasalarda Tarihi Carry Trade Fırsatı

​Carry trade stratejisinin cazibesi sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp küresel bir eğilime işaret ediyor. ABD merkezli dev yatırım bankası Goldman Sachs stratejistlerinden Stuart Jenkins, Temmuz ayının ortalarında yayımladığı değerlendirme raporunda, bu işlemlere yönelik ilginin G-10 ülkeleri döviz piyasalarında 2000 yılından bu yana görülmemiş bir noktaya geldiğini vurguladı.

​Düşük faizli para birimlerinden borçlanarak yüksek getirili varlıklara yatırım yapmanın temel mantığını oluşturan carry trade işlemlerinde Jenkins, önümüzdeki dönemde fonlama aracı olarak Japon Yeni, İsviçre Frangı veya Euro'nun kullanılmasını tercih ettiklerini belirtti.

​Oynaklık Düşük, Getiri Farkı Yüksek

Goldman Sachs uzmanlarına göre bu stratejiyi destekleyen en önemli faktör; gelişmiş ekonomilerde uzun süredir devam eden yüksek ve değişken faiz oranlarının yatırımcılar adına geniş bir getiri marjı sunması. Diğer yandan JPMorgan Chase & Co. tarafından hesaplanan ve küresel piyasaların nabzını tutan döviz kuru oynaklık endeksi de bu tezi doğruluyor. Endeks verileri, kur volatilitesinin 2020 yılından bu yana en düşük seviyelerde fiyatlandığını, bunun da carry trade yatırımcıları için "düşük risk, yüksek getiri" ortamı yarattığını kanıtlıyor.