​Makroekonomik görünümün en önemli öncü göstergelerinden biri olan sektörel güven endeksleri, Temmuz ayında karışık bir tablo ortaya koydu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından piyasalarla paylaşılan mevsim etkilerinden arındırılmış güncel verilere göre, genel hatlarıyla yatay bir seyir izlenirken, hizmet ve inşaat sektörleri pozitif ayrıştı, perakende ticaret sektöründe ise ivme kaybı gözlendi.

​Hizmet Sektöründe Gelecek Beklentisi Güçlü

​Ekonominin en büyük ağırlığa sahip kollarından olan hizmet sektörüne yönelik güven endeksi, Temmuz ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,4 oranında artış kaydederek 112,0 seviyesine tırmandı. Alt kalemler incelendiğinde, geride bıraktığımız son üç aylık dönemde iş durumunda yüzde 0,5 oranında bir iyileşme tespit edildi. Aynı süreçte hizmetlere yönelik fiili talepte yüzde 0,2 oranında çok sınırlı bir geri çekilme yaşanmasına rağmen, sektör temsilcilerinin gelecek üç aylık döneme ilişkin talep beklentisini yüzde 3,7 oranında güçlü şekilde artırması, genel iyimserliği destekleyen ana unsur olarak öne çıktı.

​Perakende Ticarette Satış Beklentileri Zayıfladı

​İç pazar dinamiklerini ve tüketici eğilimlerini doğrudan yansıtan perakende ticaret sektöründe ise ibre aşağı yönlü oldu. Sektörel güven endeksi Temmuz ayında yüzde 1,6 oranında daralarak 111,0 puan seviyesine geriledi. Bu düşüşü tetikleyen temel faktörlere bakıldığında; son üç aylık periyottaki iş hacmi ve satışların yüzde 0,5 azalması ile mevcut mal stok seviyesindeki yüzde 0,1'lik düşüş dikkat çekti. Sektör açısından asıl alarm veren veri ise, gelecek üç aylık döneme ilişkin iş hacmi ve satış beklentilerinde yaşanan yüzde 3,8 oranındaki belirgin gerileme olarak kayıtlara geçti.

​İnşaat Sektöründe Siparişler Artarken İstihdam Beklentisi Düştü

​Büyümenin lokomotif alanlarından olan inşaat sektöründe güven endeksi, Temmuz ayında yüzde 0,6'lık sınırlı bir artışla 83,5 puana yükseldi. Sektörde "alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi" kaleminde yaşanan yüzde 3,9 oranındaki güçlü sıçrama, güven endeksini yukarı taşıyan birincil dinamik oldu. Buna karşılık, müteahhitler ve sektör paydaşlarının gelecek üç aylık periyottaki toplam çalışan sayısına (istihdam) yönelik beklentilerinde yüzde 2,3 oranında bir daralma öngörmesi, siparişlerdeki canlanmanın istihdam piyasasına aynı oranda yansımayabileceği sinyalini verdi.