Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal ve reel sektör temsilcilerinin katılımıyla hazırlanan Temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nin sonuçlarını paylaştı. Açıklanan yeni veriler, piyasa profesyonellerinin makroekonomik hedeflerde ılımlı güncellemeler yaptığını, özellikle enflasyon ve döviz kurlarında beklentilerin sınırlı da olsa yukarı yönlü revize edildiğini ortaya koyuyor.
Enflasyon Beklentilerinde İbre Yukarı Döndü
Anketin en çok dikkat çeken bölümlerinin başında tüketici fiyat endeksine (TÜFE) yönelik tahminler geldi. Rapora göre, bir önceki anket döneminde yüzde 29,14 seviyesinde olan cari yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisi, Temmuz ayında küçük bir ivme kazanarak yüzde 29,21'e yükseldi. Fiyat istikrarına yönelik orta vadeli görünümde de benzer bir tablo çizildi; piyasanın 12 ay sonrası için TÜFE beklentisi yüzde 23,81 bandından yüzde 23,95 seviyesine taşındı. Bu veriler, piyasanın dezenflasyon sürecine inancını korumakla birlikte, fiyat katılığının bir süre daha devam edebileceği yönündeki temkinli duruşunu yansıtıyor.
Dolar/TL Kurunda Yeni Hedefler Belirlendi
Yatırımcıların ajandasında ilk sıralarda yer alan döviz kurlarında da beklenti güncellemeleri dikkat çekti. Katılımcıların yıl sonu Dolar/TL öngörüsü, önceki dönemdeki 51,47 TL seviyesinden 51,55 TL'ye çıktı. Kur cephesindeki asıl belirgin hareketlilik ise uzun vadeli tahminlerde kendini gösterdi. Gelecek 12 ay sonrasına ilişkin Dolar/TL tahmini, 55,72 TL'den 56,69 TL seviyesine yükseltilerek döviz piyasalarındaki ileriye dönük fiyatlama davranışının ipuçlarını verdi.
Faiz Öngörüsü İstikrarlı, Büyüme Tahminlerinde Sınırlı Revizyon
Para politikası adımlarına ve likidite koşullarına dair beklentiler anketin bir diğer önemli parçasını oluşturdu. Katılımcıların Temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında Merkez Bankası politika faizi için beklentisi yüzde 37 olarak kayıtlara geçti. Kısa vadeli likidite piyasasının nabzını tutan BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşması beklenen cari ay sonu gecelik faiz oranı tahmini ise değişmeyerek yüzde 40 seviyesinde sabit kaldı.
Makroekonomik gidişatın temel göstergesi olan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) tarafında ise karışık bir görünüm hakim. Katılımcıların 2026 yılı büyüme beklentisi yüzde 3,2 oranından yüzde 3,1 seviyesine çekilerek ekonomik aktivitede sınırlı bir yavaşlama öngörüldüğünü işaret etti. Diğer taraftan, Türkiye ekonomisinin 2027 yılı büyüme performansı tahmininde herhangi bir değişikliğe gidilmeyerek beklenti yüzde 4,1 oranında korundu.
