Uluslararası finans devi State Street Global Advisors, piyasaların yakından takip ettiği "Monthly Gold Monitor" adlı son raporunu yayımladı. Kurum, döviz ve tahvil piyasalarındaki kısa vadeli türbülanslara rağmen, değerli metalin geleceği için oldukça iddialı bir projeksiyon çizdi. Raporda yer alan baz senaryoya göre, mevcut yapısal desteklerin gücünü korumasıyla birlikte ons altın fiyatının 2027 yılının ilk çeyreğinde 5.500 dolar seviyelerine kadar tırmanma potansiyeli bulunuyor.
Uzun Vadeli Yükseliş Döngüsü Korunuyor
State Street stratejistlerinin değerlendirmelerine göre, altın piyasası 2024 ve 2025 yıllarındaki görece yatay dönemin ardından daha hareketli bir seyre sahne olabilir. Ancak bu dalgalanmaların, ana yükseliş trendini bozması beklenmiyor. Pandemi sürecinin ardından şekillenen yeni küresel dinamiklerin altını desteklemeye devam ettiği vurgulanırken; Asya piyasalarından gelen yoğun fiziksel talebin ve merkez bankalarının kesintisiz rezerv alımlarının bu iyimser tablonun temelini oluşturduğu belirtiliyor.
Haziran Ayı Kayıpları ve ETF Çıkışları
Değerli metalin önündeki en büyük kısa vadeli engeller; Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) olası faiz artırım senaryoları, güçlenen ABD doları ve yükseliş ivmesindeki reel faizler olarak öne çıkıyor. Nitekim haziran ayı verileri, bu makroekonomik baskıların yatırımcı eğilimlerini doğrudan etkilediğini gösterdi.
Söz konusu ay içerisinde spot altın %11,7 oranında değer kaybederken, gümüş cephesinde %22,2 ve Bitcoin'de %20,4'lük sert düşüşler yaşandı. Eş zamanlı olarak ABD piyasalarında işlem gören altın destekli Borsa Yatırım Fonlarından (ETF) yaklaşık 5,3 milyar dolarlık sermaye çıkışı gerçekleşti. Tüm bu negatif gelişmelere rağmen State Street, altının risk düzeltilmiş getiri bazında halen birçok finansal varlıktan çok daha sağlam bir duruş sergilediğine dikkat çekiyor.
353 Trilyon Dolarlık Borç Dağı Güvenli Limanı Destekliyor
Raporda altın fiyatlarını yukarı taşıyacak en kritik faktörlerden biri olarak küresel borçluluk oranlarına işaret ediliyor. Verilere göre, 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla dünya genelindeki toplam borç stoku 353 trilyon dolar gibi tarihi bir rekor seviyeye ulaştı. Özellikle kamu borçlarının bu devasa pasta içindeki payının daha önce görülmemiş oranlara yaklaşması, küresel piyasalardaki enflasyon endişelerini diri tutuyor. Kurum uzmanları, kontrolsüz büyüyen bu borç yükünün yatırımcıları servet koruma amacıyla yeniden altına yönelteceğini ifade ediyor.
Çin Merkezli Talep ve Arz Sıkışıklığı
Batı piyasalarındaki sermaye hareketlerine tezat olarak, Asya'da altına yönelik güçlü bir iştah göze çarpıyor. Raporda, Çinli bireysel yatırımcıların fiziksel altına olan talebinin son derece canlı kaldığı aktarıldı. Bilhassa İran krizinin patlak vermesinin ardından Çin'in altın ithalatında belirgin bir hızlanma yaşandığı, yerel piyasadaki fiyat primlerinin yukarı yönlü hareket ettiği ve bunun küresel ölçekte arz-talep dengesini önemli ölçüde sıkılaştırdığı kaydedildi.
