Küresel Enerji Piyasalarında "Jeopolitik Risk" Fiyatlaması

​Dünyanın en kritik enerji geçiş güzergahları olan Orta Doğu sularında artan askeri gerilim, küresel petrol piyasalarında sert fiyat hareketlerine zemin hazırladı. Yatırımcıların arz kesintisi endişelerini fiyatlamasıyla petrol kontratları Perşembe günü yüzde 1,5’i aşan değer kazanımlarına sahne oldu.

​Piyasanın küresel göstergesi konumundaki Brent petrol, yukarı yönlü ivmesini hızlandırarak yüzde 2 oranında prim yaptı ve varil başına 96 dolar seviyesine ulaştı. Bu kritik eşik, en son 8 Haziran tarihinde test edilmişti. Hatırlanacağı üzere Brent, bir önceki işlem gününde de 3 doların üzerinde güçlü bir sıçrama kaydederek kapanışını 94,07 dolar seviyesinden gerçekleştirmişti.

​Benzer bir ralli ABD ham petrolü (WTI) cephesinde de gözlemleniyor. Çarşamba günü yaklaşık yüzde 3 oranında değer kazanan WTI kontratları, yükseliş trendini sürdürerek yüzde 1,7'lik ek artışla 88,27 dolar seviyesine tırmandı.

​ABD ve İran Hattında Hürmüz Boğazı Düğümü

​Fiyatlardaki bu agresif tırmanışın temelinde yatan en önemli faktör, Washington ve Tahran yönetimleri arasında giderek derinleşen kriz. ABD ordusu, tansiyonu yüksek bölgede İran hedeflerine yönelik kesintisiz olarak 12. gece de hava saldırısı gerçekleştirdiğini duyurdu. Gerilimin fitilini ateşleyen bir diğer önemli detay ise ABD Başkanı Donald Trump’ın sert uyarıları oldu. Trump, Hürmüz Boğazı'nda seyreden gemilere yönelik herhangi bir ateş açılması durumunda, misilleme olarak doğrudan İran anakarasındaki köprü veya elektrik santrallerini hedef alacaklarını açıkça beyan etti.

​Bu hamlelere yanıt gecikmedi. İran Devrim Muhafızları, boğazın güneyindeki mayınlı olduğunu iddia ettikleri bir geçiş rotasını kullanan bir petrol tankerinde patlama yaşandığını ve yangın çıktığını; bu olayın ardından iki tankerin rotasını değiştirmek zorunda kaldığını bildirdi. İran, Hürmüz Boğazı'nın tamamen kendi askeri denetiminde olduğunu vurgulayarak, ABD askeri operasyonları devam ettiği müddetçe bölgenin deniz trafiğine "tamamen kapalı" kalacağını iddia etti. Ayrıca, Tahran yönetimiyle resmi koordinasyon kurulmadan hiçbir ticari geminin boğazı kullanamayacağı yönünde kesin bir ültimatom yayımlandı.

​Husilerden Babülmendep ve Kızıldeniz'de Abluka Kararı

​Körfez bölgesindeki ateş çemberi yalnızca Hürmüz ile sınırlı kalmadı. İran tarafından desteklenen Husiler, enerji piyasaları için bir diğer hayati darboğaz olan Babülmendep Boğazı'nda yeni bir kriz cephesi açtı. Doğrudan Suudi Arabistan petrolünü taşıyan tankerleri hedef alacaklarını duyuran örgüt, bölgede Suudi gemilerine karşı deniz ablukası başlattığını ilan etti.

​Örgüt, iki Suudi tankerine yönelik askeri operasyon gerçekleştirdiğini öne sürdü. Uluslararası deniz güvenliği raporları da bu iddiaları kısmen doğrulayarak, Kızıldeniz sularında seyreden Suudi bayraklı Encelia isimli petrol tankerinin saldırıda isabet aldığını raporladı. Buna ek olarak Husiler, verdikleri uyarıların ardından yaklaşık 10 gemiyi geri dönmeye zorladıklarını iddia etse de; uluslararası haber ajansı Reuters, bu son iddiayı henüz bağımsız kaynaklarca doğrulayamadı.

​Küresel Tedarik Zinciri Risk Altında

​Yaşanan bu sıcak gelişmelerin Körfez coğrafyasını aşarak küresel enerji arzı üzerinde derin yaralar açmasından endişe ediliyor. Kızıldeniz'de fiiliyata dökülen abluka tehdidine ek olarak, İran Devrim Muhafızları Sözcüsü'nün resmi X hesabı üzerinden uluslararası denizcilik şirketlerine yaptığı uyarılar, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Sözcü, Hürmüz Boğazı'nın güney rotasının mayınlı olduğu gerekçesiyle şirketleri bölgeden uzak durmaları konusunda uyardı. Yatırımcılar ve piyasa aktörleri, arz rotalarındaki bu eşi görülmemiş daralmanın petrol fiyatlarında yeni zirveleri tetikleyip tetiklemeyeceğini yakından takip ediyor.