Küresel Enerji Piyasalarında Diplomasi Etkisi

​Küresel enerji piyasaları, ABD ve İran hattında esen ılımlı rüzgarlarla yön bulmaya devam ediyor. İki ülke arasındaki karşılıklı askeri gerilime şimdilik ara verilmesi ve çatışmaların diplomatik zeminde çözülebileceğine dair umutların yeşermesi, Ortadoğu'daki enerji akışının normalleşeceği beklentisini güçlendirdi. Bu gelişme, arz endişelerinin yatışmasıyla birlikte salı günü petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 1'lik bir değer kaybını beraberinde getirdi.

​Brent ve WTI'da Kritik Seviyeler Test Ediliyor

​Hafta başından bu yana dalgalı bir seyir izleyen petrol piyasasında güncel veriler aşağı yönlü bir tablo çiziyor. Küresel gösterge niteliğindeki Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,6 oranında kayıpla 87,82 dolar seviyesine geriledi. Eş zamanlı olarak ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 0,8'lik düşüşle 81,95 dolar üzerinden alıcı buldu. Günün ilk işlem saatlerinde her iki stratejik kontrat da son bir haftalık periyodun en düşük seviyelerini test etmiş oldu.

​Siyasi Liderlerden ve Uzmanlardan Çarpıcı Mesajlar

​Eski ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü yaptığı resmi değerlendirmede, İran ile yürütülen görüşmelerin pozitif bir havada ilerlediğini ve masada bir anlaşma ihtimalinin bulunduğunu aktardı. Ancak müzakerelerin çökmesi halinde ABD'nin yaptırım ve müdahalelere geri döneceği yönündeki uyarısını da yineledi.

​Küresel piyasa trendlerini değerlendiren IG analisti Tony Sycamore, yatırımcılarla paylaştığı raporda mevcut durumun sadece anlık bir soluklanma yarattığını belirtti. Sycamore, "Şu an için gerilimin kontrolden çıkmasını engelleyecek diplomatik bir yol haritasının bulunması, piyasadaki risk primini düşürdü. Bu durum aynı zamanda Suudi Arabistan altyapısına yönelik Husi tehdidi endişelerini de bir miktar yatıştırdı. Ancak bölgesel dinamikler hala son derece değişken ve öngörülemez," ifadelerini kullandı.

​Boğazlarda Sevkiyat Endişesi ve Asya'da Talep Daralması

​Bölgedeki jeopolitik satranç, deniz ticareti güvenliği üzerinden şekillenmeye devam ediyor. Yemen'de uluslararası meşruiyete sahip olan ve Suudi Arabistan'ın desteklediği hükümetin dışişleri bakanı adayı Afrah al-Zouba, Husilerin Bab el-Mendeb Boğazı'nda kurmaya çalıştığı tahakkümün, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik hamleleriyle büyük benzerlik taşıdığını vurguladı.

​Konunun piyasa boyutunu inceleyen Marex analisti Edward Meir, Husilerin topyekûn bir deniz ablukası yaratabilecek askeri kapasitesinin şüpheli olduğunu belirtti. Ancak Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi trafiğinde somut bir yavaşlama yaşandığını doğrulayan Meir, fiyatlardaki muhtemel bir ralliye asıl engelin makroekonomik veriler olduğuna dikkat çekti. Analiste göre mevcut fiyatların daha üst bantlara tırmanmamasının arkasındaki en temel neden, başta Asya kıtası olmak üzere küresel çapta belirginleşen sanayi ve tüketim kaynaklı talep daralması.

​Petrol Stoklarında Gözler Yeni Verilerde

​Ortadoğu'daki ticari yavaşlama, kurumların resmi raporlarına da yansımış durumda. Barclays analistlerinin pazartesi günü yayımladığı yatırımcı notuna göre, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışı zayıf ivmesini sürdürüyor. Rapora göre, 24 Temmuz'da sona eren haftada boğaz üzerinden gerçekleştirilen günlük ham petrol ve rafine ürün net ihracatı 2,9 milyon varil seviyesine kadar geriledi. Sadece bir hafta önce bu rakam günlük 5,9 milyon varil bandında kaydedilmişti.

​Diğer taraftan uluslararası piyasaların gözü ABD cephesinden gelecek resmi verilere çevrildi. Reuters tarafından pazartesi günü kamuoyuyla paylaşılan anket sonuçlarına göre, geçen hafta ABD ham petrol ve benzin stoklarında eş zamanlı bir düşüş yaşanması beklenirken, distile yakıt (motorin ve fuel-oil gibi) rezervlerinde ise artış yaşanacağı tahmin ediliyor. Bu verilerin açıklanmasının ardından petrol fiyatlarında volatilitenin artması muhtemel görünüyor.