Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan "2026 Üçüncü Çeyrek Gaz Piyasası Raporu", küresel enerji piyasalarının Orta Doğu'daki jeopolitik riskler nedeniyle yeniden zorlu bir döneme girdiğini ortaya koydu. Geçtiğimiz yılın ikinci yarısında normalleşme emareleri gösteren piyasalar, şubat ayının sonunda başlayan savaş ve Hürmüz Boğazı'nın fiilen ulaşıma kapanmasıyla büyük bir sarsıntı yaşadı.

LNG Ticaretinin Kalbindeki Kesinti Fiyatları Uçurdu

​Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının kabaca yüzde 20'sine ev sahipliği yapan Hürmüz Boğazı'ndaki trafik aksaklıkları, uluslararası piyasalarda sert ve ani fiyat haraketlerini beraberinde getirdi. Rapordaki verilere göre, mart ayındaki spot piyasa fiyatlamaları, 2022-2023 yıllarında yaşanan büyük enerji krizinden bu yana kaydedilen en yüksek aylık ortalamalar olarak kayıtlara geçti.

​Avrupa gaz piyasasının temel göstergesi kabul edilen TTF, yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 32 sıçrayarak milyon İngiliz ısı birimi (MBtu) başına ortalama 16 dolar seviyesinden işlem gördü. Asya spot LNG fiyatları ise aynı dönemde yüzde 45 gibi çarpıcı bir artışla 17,5 dolar/MBtu seviyesini test etti. Haziran ortasında ABD ile İran heyetleri arasında sağlanan geçici uzlaşı fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı bir miktar hafifletse de, boğazdaki LNG transfer hacmi halen savaş öncesi normallerine dönebilmiş değil.

Alternatif Arz Kaynakları ve Kömüre Dönüş

​Bölgedeki çatışmaların arz tarafında yarattığı kayıplar, farklı coğrafyalardaki kapasite artışlarıyla kısmen dengelenmeye çalışılıyor. Mart ve haziran aylarını kapsayan periyotta, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın LNG yüklemelerinde yıllık bazda 35 milyar metreküplük bir düşüş yaşandı. Buna karşılık, Kuzey Amerika ve Afrika'da faaliyete geçen yeni projeler ile mevcut tesislerde uygulanan kapasite artırımları, söz konusu arz açığının yaklaşık dörtte üçünü karşılamayı başardı.

​Fiyatlardaki bu sert tırmanış, enerji üretim stratejilerinde de zorunlu değişimleri tetikledi. Başta Asya ve Avrupa olmak üzere birçok bölgede, yüksek maliyetler nedeniyle elektrik sektöründe doğal gazdan kömüre geçiş süreci hızlandı. Japonya, Çin ve Hindistan öncülüğünde devreye alınan yakıt ikamesi politikaları ve idari tedbirler, küresel gaz piyasasındaki dengesizliğin giderilmesinde kritik bir rol oynuyor.

Küresel Talepte Daralma ve Orta Vadeli Hasar

​Sıkılaşan arz koşulları ve maliyet endişelerinin bir sonucu olarak, bu yıl küresel doğal gaz talebinin yaklaşık 20 milyar metreküpe tekabül eden yüzde 0,5'lik bir gerileme yaşaması öngörülüyor. IEA raporuna göre bu tablo; 2020 ve 2022 yıllarının ardından, içinde bulunduğumuz on yıllık süreçte görülen üçüncü yıllık talep düşüşü olarak tarihe geçecek.

​Rapor, jeopolitik krizin sadece kısa vadeli fiyatlama davranışlarını bozmadığı, aynı zamanda orta vadeli altyapı sorunlarına da yol açtığı konusunda uyarıyor. Katar'da yer alan ve dünyanın en büyük LNG sıvılaştırma tesisi olma özelliğini taşıyan Ras Laffan'da meydana gelen fiziksel hasarlar, sektörün geleceği için ciddi riskler barındırıyor. Raporda, söz konusu hasarların 2026-2030 döneminde toplamda 140 milyar metreküplük bir kümülatif LNG arz kaybına neden olabileceği tahmin ediliyor.