Enerji Piyasalarında Diplomasi Rüzgarı

​Küresel emtia piyasalarında haftalardır tırmanan jeopolitik gerilim, yerini temkinli bir iyimserliğe bıraktı. ABD ve İran arasında yaşanabilecek olası bir çatışmanın Orta Doğu'daki enerji arzını sekteye uğratacağı endişesi, petrol fiyatlarını bir ayı aşkın süredir yukarı yönlü baskılıyordu. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan ve ulusal çıkarlar doğrultusunda diplomatik görüşmelerin yeniden yürütülebileceğini vurgulayan açıklama, piyasalardaki risk algısını hızla değiştirdi. Yatırımcılar, bu kritik açıklamayı Hürmüz Boğazı çevresindeki tansiyonun diyalog yoluyla çözülebileceğine dair güçlü bir ilk sinyal olarak fiyatladı.

​Brent ve WTI Zirveden Döndü

​Günün ilk işlemlerinde tedarik endişeleriyle ivme kazanan ve varil başına 91,42 dolara tırmanarak 11 Haziran tarihinden bu yana en yüksek seviyesini test eden Brent petrol, diplomatik mesajların ardından kazançlarını geri verdi. Türkiye Saati ile (TSİ) 11.52 itibarıyla Brent, 14 sent (yüzde 0,16) oranında bir düşüş yaşayarak 87,96 dolara indi.

​Benzer bir geri çekilme ABD tipi ham petrol olan WTI cephesinde de gözlemlendi. Gün içinde 12 Haziran'dan beri gördüğü en yüksek seviyeye ulaşan WTI, müzakere ihtimalinin güçlenmesiyle 50 sent (yüzde 0,61) değer kaybederek 81,99 dolar seviyesine yerleşti. Analistler, enerji piyasalarının askeri sahadaki gelişmeler kadar masadan gelecek diplomatik mesajlara da duyarlı hale geldiğine dikkat çekiyor.

​Hürmüz Boğazı'nda Kritik Bekleyiş

​Fiyatlardaki geri çekilmeye rağmen, küresel deniz yolu petrol ticaretinin dörtte birinden fazlasını sırtlayan Hürmüz Boğazı'nda trafik normale dönmüş değil. Londra Borsası Grubu (LSEG) verileri, güvenlik endişeleri nedeniyle armatörlerin geçiş kararlarını askıya aldığını ortaya koyuyor. Cumartesi günü boğazdan sekiz gemi geçerken, bu sayı Pazar günü yalnızca dörde düştü. Cuma gününden itibaren bölgeye sadece üç petrol ürünü tankeri ve bir adet çok büyük ham petrol tankeri (VLCC) giriş yapabildi.

​Enerji darboğazı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığını da etkiledi. Perşembe gününden beri boğazdan hiçbir LNG tankeri geçmezken, Katar'dan yüklenen ve toplamda 570 bin ton LNG taşıyan yedi tanker denizde bekleyişini sürdürüyor. Körfez bölgesinde ise toplam 1,9 milyon tonluk devasa bir tanker kapasitesi atıl durumda kaldı.

​Gözler Masadan Çıkacak Kararlarda

​Piyasalardaki jeopolitik risk primi şimdilik zayıflamış olsa da, taraflar henüz net bir görüşme takvimi açıklamadı. Çatışmaların durdurulması veya ticari gemilere yönelik kesin bir güvenli geçiş koridoru sağlanmasına yönelik resmi bir karar bulunmuyor. Bu durum, fiyatlardaki esnemenin risklerin tamamen sona erdiği anlamına gelmediğini gösteriyor.

​Aynı zamanda küresel LNG ticaretinin beşte birini sağlayan Hürmüz Boğazı'nda, askeri operasyonların sürmesi veya sivil gemilere yönelik yeni bir saldırı yaşanması halinde tedarik endişeleri yeniden alevlenebilir. Sevkiyatların uzun süreli kesintiye uğraması doğal gaz, elektrik ve sanayi maliyetlerini küresel çapta sarsma potansiyeline sahip. Önümüzdeki günlerde fiyatların yönünü İran ve ABD cephesinden gelecek resmi açıklamalar ile boğazdaki günlük gemi geçiş verileri tayin edecek.