Jeopolitik İyimserlik Fiyatları Baskıladı

​Küresel enerji piyasaları perşembe gününe, Orta Doğu’dan gelen yeni diplomatik haber akışının etkisiyle satıcılı bir seyirle başladı. İran ve Umman heyetleri arasında yürütülen kritik müzakerelerin, olası bir ABD-İran barışına zemin hazırlayabileceği beklentisi varlık fiyatlamalarına doğrudan yansıdı. Özellikle dünya enerji transferinin can damarı konumundaki Hürmüz Boğazı’nın ticari trafiğe yeniden sorunsuz şekilde açılabileceği ihtimali, piyasalardaki küresel arz endişelerini büyük ölçüde hafifletti.

​Bu olumlu senaryoların ardından Brent petrol vadeli işlemleri %0,5 oranında değer kaybederek varil başına 79,08 dolar seviyesine çekildi (Çarşamba gününü hafif yükselişle kapatmıştı). Amerikan ham petrolü olarak bilinen ABD ham petrolü (WTI) ise %0,7 oranındaki kayıpla 74,69 dolar üzerinden işlem gördü.

​Gözler Kalıcı Barış Anlaşmasında

​Piyasadaki sert fiyat hareketlerini değerlendiren Nomura Securities Ekonomisti Yuki Takashima, diplomatik ilerleme sinyallerinin varlık fiyatlarında hızlı bir satış baskısı yarattığını vurguladı. Uzman isim, petrol fiyatlarının 17 Haziran tarihinde taraflar arasında varılan geçici ateşkes dönemindeki rakamlara geri döndüğüne dikkat çekerek, yatırımcıların asıl odak noktasının nihai ve kalıcı bir anlaşma metni olduğunu belirtti.

​Hürmüz Boğazı'nda Kontrol Tartışması ve Bitmeyen Riskler

​Uluslararası haber ajansı Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı kaynak ve iki bölgesel yetkili, masadaki taslağın Tahran yönetimine Körfez'e giren gemiler üzerinde belirli kontrol yetkileri tanıdığını öne sürüyor. Bu durum, İran'a bugüne dek sunulan en kritik tavizlerden biri olarak görülürken, ABD yönetimi cephesinden konuyla ilgili resmi bir doğrulama gelmiş değil. Eski Başkan Donald Trump anlaşmanın yakın olabileceğini ifade etse de, ABD'li yetkililer boğazın kontrolünün tamamen devredilmesine şiddetle karşı çıkıyor.

​Bölgedeki askeri hareketlilik ise risklerin tamamen bitmediğini gösteriyor. İran, olası bir ABD saldırısına karşı Washington'ın bölgedeki müttefiklerinin kritik enerji tesislerini hedef alacağı uyarısında bulunurken; Yemen’deki Husiler, çarşamba günü Kızıldeniz'deki Yenbu kenti açıkları ve Aden Körfezi'nde Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerine füze saldırısı düzenlediklerini duyurdu. Suudi Arabistan cephesinden henüz net bir doğrulama gelmezken, Yuki Takashima, bu tür eylemlerin deniz taşımacılığına yönelik risklerin ortadan kalktığına dair iyimserliği gölgelediğini ifade etti.

​ABD Ham Petrol Stoklarında Sürpriz Yükseliş

​Küresel arz-talep dengesini etkileyen bir diğer sürpriz gelişme ise Amerika Birleşik Devletleri'nden geldi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) tarafından paylaşılan resmi verilere göre, rafineri kapasitelerindeki yavaşlama ve artan ithalat rakamları stoklarda birikmeye yol açtı.

31 Temmuz ile sona eren haftada ABD ham petrol stokları beklenmedik bir şekilde 2,5 milyon varil artış kaydederek toplam 407 milyon varile ulaştı. Oysa piyasanın genel beklentisini yansıtan Reuters anketindeki analist öngörüleri, stokların 1,5 milyon varillik bir düşüş yaşayacağı yönündeydi. Bu sürpriz stok artışı, fiyatlardaki aşağı yönlü baskıyı destekleyen temel unsurlardan biri oldu.