Tüketici Fiyatlarında Sürpriz Gevşeme

Küresel piyasaların ve yatırımcıların yakından takip ettiği Birleşik Krallık enflasyon verileri, dezenflasyonist sürecin hız kazandığına işaret ediyor. İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından yayımlanan son verilere göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Haziran ayında yıllık bazda %2,6 oranında artış kaydetti. Bir önceki ay olan Mayıs'ta %2,8 olarak gerçekleşen enflasyon oranındaki bu belirgin yavaşlama, piyasa uzmanlarının %2,7'lik medyan beklentisini de aşmış oldu. Kayıtlara geçen bu son veri, geçtiğimiz yılın Mart ayından bu yana görülen en düşük manşet enflasyon seviyesi olarak dikkat çekiyor.

​Enflasyonun alt kalemlerine inildiğinde, düşüş eğiliminin arkasındaki ana sürükleyicinin küresel ham petrol fiyatlarındaki geri çekilme olduğu görülüyor. Resmi veriler, benzin litre fiyatının Mayıs sonundaki zirve noktasından %4 oranında değer kaybederek ortalama 152 pens seviyelerine indiğini ortaya koyuyor. Akaryakıt fiyatlarındaki bu gerilemeye, gıda ve alkolsüz içecek maliyetlerindeki yumuşama da destek verdi. Öte yandan, İngiltere Merkez Bankası (BoE)'nin iç piyasadaki talep baskısını ölçmek amacıyla mercek altına aldığı hizmet enflasyonunda katılık kısmen devam etti; oran %3,7 seviyesinden %3,6'ya gerileyerek beklentilerin çok hafif üzerinde konumlandı.

​Yeni Hükümetin Mali Hamleleri ve Jeopolitik Enerji Riskleri

​Ülkede uzun süredir devam eden yaşam maliyeti krizi, iktidarı yeni devralan İşçi Partisi hükümeti ve Başbakan Andy Burnham'ın bir numaralı ekonomik önceliği konumunda. Tüketicilerin üzerindeki mali yükü hafifletme vaadiyle göreve gelen Burnham, ilk ciddi ekonomi hamlesi olarak Ekim ayından itibaren konut elektrik faturalarındaki Katma Değer Vergisi'ni (KDV) sıfırlayacağını açıkladı. Hükümetin iç projeksiyonlarına göre, söz konusu vergi muafiyetinin manşet enflasyonu yaklaşık %0,1 puan oranında aşağı çekmesi öngörülüyor.

​Buna rağmen, tüketicilerin yaşadığı bu ekonomik bahar havası kısa süreli olabilir. Finansal analistler ve ekonomistler, tavan fiyat mekanizmasındaki güncellemeler nedeniyle Temmuz ayında hanehalkı enerji faturalarına %13 oranında bir artış yansıtılmasını bekliyor. Dahası, ABD ile İran arasındaki jeopolitik tansiyonun yeniden alevlenmesiyle ham petrolün varil fiyatının tekrar 90 doların üzerine tırmanması ve doğalgaz piyasalarındaki ani yükselişler, hükümetin vergi indirimleriyle sağlamayı hedeflediği rahatlamayı gölgeleme potansiyeli taşıyor.

​Piyasaların Odağında 30 Temmuz BoE Kararı Var

​Açıklanan enflasyon verileri sonrası tüm dikkatler, İngiltere Merkez Bankası (BoE)'nin 30 Temmuz tarihinde gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısına çevrilmiş durumda. Politika yapıcıların, zayıflama emareleri gösteren iş gücü piyasası ile yeniden alevlenme riski taşıyan enerji maliyetleri arasında son derece hassas bir denge kurması gerekecek.

​Mevcut enflasyon oranı, her ne kadar Orta Doğu krizinin başında korkulan kötümser senaryoların çok altında kalsa da, piyasa beklentileri Merkez Bankası'nın önümüzdeki haftaki toplantıda faiz oranlarında bir değişikliğe gitmeyeceği yönünde ağırlık kazanıyor. Güncel faiz swap piyasaları, BoE'nin bu yıl içerisinde bir kez faiz artırımına gitmesini "kesin" bir senaryo olarak fiyatlarken; olası bir ikinci faiz artırımı adımına ise %60 ihtimal veriyor. BoE, kritik faiz kararıyla eş zamanlı olarak, piyasaların yönünü tayin edecek yeni makroekonomik projeksiyonlarını da yatırımcılarla paylaşacak.