Küresel finans devi ING Global, Türkiye ekonomisine yönelik son analizinde enflasyonla mücadele sürecinin zorlu geçmeye devam edeceğini vurguladı. Mayıs ayı enflasyon verilerinin dezenflasyon (fiyat artış hızının yavaşlaması) sürecinin başladığına dair net bir kanıt sunmadığını belirten kurum, piyasalardaki risk unsurlarını tek tek sıraladı.

Petrol ve Gıda Fiyatlarındaki Belirsizlik Sürüyor

​Raporun öne çıkan başlıklarından biri emtia ve gıda fiyatlarındaki oynaklık oldu:

  • Akaryakıt Baskısı: Küresel petrol fiyatlarındaki belirsizlik ve bunun diğer emtia fiyatlarına yansımaları, enflasyon görünümü üzerinde ciddi bir risk oluşturmaya devam ediyor. Hükümetin vergi ayarlamalarıyla bu şokun bir kısmını absorbe etmiş olmasına rağmen, risklerin masada kalmaya devam ettiği belirtiliyor.
  • Gıda Enflasyonu İkilemi: Gıda fiyatları en büyük belirsizlik kaynaklarından biri olarak gösteriliyor. Tarımsal üretimde beklenen artış, gıda fiyatlarını aşağı çekme potansiyeli taşısa da artan gübre ve girdi maliyetleri bu iyimser tabloyu gölgeleyen en büyük yukarı yönlü risk konumunda.

Merkez Bankası Haziran'da Ne Yapacak?

​Piyasaların en çok merak ettiği konulardan biri olan politika faizi hakkında öngörülerde bulunan ING Global, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) haziran ayındaki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz oranlarını sabit tutmasını bekliyor. Kredi büyümesine getirilen düşük üst sınırlar ve son dönemde devreye alınan makroihtiyati sıkılaştırma adımlarının bu beklentiyi güçlü tuttuğu ifade ediliyor.

Faiz Artırımı İhtimali Masada mı?

​Kurumun analizindeki en dikkat çekici detaylardan biri ise olası bir "temkinli yaklaşım" senaryosu oldu. ING Global'e göre; enflasyonist baskıların devam etmesi ve daha temkinli bir duruşun gerekmesi halinde, politika faizinin mevcut %37 seviyesinden, fiili fonlama maliyetinin bulunduğu %40 bandına yükseltilmesinin de gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.