Küresel enerji piyasaları, dünyanın en kritik enerji koridorlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın ticarete ne zaman açılacağına dair devam eden belirsizliklerin gölgesinde haftaya hareketli bir başlangıç yaptı. Jeopolitik gerilimler ve tıkanan diplomatik kanallar, yatırımcıların arz endişelerini yeniden tetikledi.

​Fiyatlarda Yeniden Yukarı Yönlü İvme

​Geçtiğimiz hafta İran ile Umman arasında anlaşma sağlanacağı ve boğazın açılacağı beklentisiyle yüzde 7'nin üzerinde değer kaybeden petrol fiyatları, sürecin uzamasıyla ibreyi yeniden yukarı çevirdi. Pazartesi günü itibarıyla uluslararası piyasalarda Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 1,09 artış göstererek varil başına 84,46 dolar seviyesine tırmandı. Aynı dönemde ABD Batı Teksas tipi ham petrol (WTI) ise yüzde 0,78 oranında yükselerek varil başına 78,79 dolar seviyesinden işlem gördü. Çatışmalar patlak vermeden önce küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin taşındığı bu rotadaki her gecikme, fiyatlardaki yukarı yönlü baskıyı artırıyor.

​Tahran-Washington Hattında Uzlaşmazlık Sürüyor

İran cephesi, Umman ile yürütülen ve yeni deniz güzergâhlarını belirleyecek olan anlaşmanın son aşamaya geldiğini belirtse de, krizin asıl muhataplarından ABD'ye yönelik sert tutumunu koruyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi tarafından Pazar günü yapılan resmi açıklamada, Washington yönetimiyle herhangi bir görüşme yapılmadığı net bir dille ifade edildi. Arakçi, ABD'nin Haziran ayında varılan geçici mutabakatı ihlal ettiğini belirterek, Tahran yönetiminin geniş çaplı saldırılar nedeniyle talep ettiği tazminat ödemesi gibi ek koşullar yerine getirilmeden yeni bir müzakere masasına oturmayacağının altını çizdi.

​Uzman Görüşü: Piyasalar Kanıt Bekliyor

​Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, diplomatik süreçteki istikrarsızlığın yatırımcı iştahını kapattığını belirtti. Waterer, yaptığı analizde, "Piyasa, daha fazla risk primini fiyatlardan çıkarmadan önce doğrulanmış tanker hareketleri veya resmi anlaşmalar gibi somut kanıtları görmek istiyor." ifadelerini kullanarak, sadece söylemlerin fiyatları dengelemek için yeterli olmadığını vurguladı.

​Aramco Tesisine Saldırı ve Artan Bölgesel Riskler

​Diplomatik kriz sürerken, sahadaki sıcak çatışmalar enerji arzını doğrudan tehdit etmeye devam ediyor. İran destekli Husiler, Pazar günü Suudi Arabistan'ın milli petrol şirketi Saudi Aramco'nun Cizan rafinerisini hedef aldıklarını duyurdu. Bu saldırının zamanlaması ise oldukça dikkat çekiciydi; eylem, Suudi Arabistan'ın bölgede artan istikrarsızlığa karşı Türkiye ve Pakistan ile resmi bir savunma paktı imzalamasından sadece iki gün sonra gerçekleşti.

​Öte yandan, deniz güvenliğindeki zafiyet boyutunu gözler önüne seren bir diğer kritik veri de Birleşik Arap Emirlikleri'nden geldi. Ülkenin ulusal petrol devi ADNOC, Cuma günü yaptığı bildirimde, krizin başından bu yana Hürmüz Boğazı'nı kullanan 15 geminin fiziki saldırıya uğradığını açıkladı. Yaşanan bu son gelişmeler, diplomatik çözüm arayışlarına rağmen enerji nakil hatlarındaki güvenlik zafiyetinin ve jeopolitik risklerin en üst seviyede kalmaya devam ettiğini doğruluyor.