Küresel piyasaların yakından takip ettiği uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye ekonomisine ilişkin merakla beklenen değerlendirme raporunu yayımladı. Kurum, makroekonomik dengelenme sürecindeki Türkiye'nin kredi notunu "BB-" olarak teyit ederken, not görünümünü ise "stabil" (durağan) seviyesinde tuttuğunu açıkladı. Bilgepara.com okurları için derlediğimiz raporun detaylarında, Türkiye ekonomisinin dirençli yönleri ve barındırdığı yapısal riskler net bir şekilde haritalandırıldı.
Kredi Notunu Destekleyen Güçlü Temeller
Fitch'in yayımladığı raporda, Türkiye'nin kredi profiline olumlu yansıyan ve notu destekleyen temel dinamiklere geniş yer ayrıldı. Ülkenin görece düşük kamu borcu ile büyük ve oldukça çeşitlendirilmiş ekonomik yapısı, en önemli avantajlar olarak öne çıktı.
Bununla birlikte, Türkiye'nin 'BB' kredi notu kategorisinde yer alan emsal ülkelerin medyan değerlerine kıyasla daha yüksek bir kişi başına düşen GSYH'ye sahip olması rapora pozitif bir unsur olarak yansıdı. Kurum ayrıca, Türkiye'nin geçmişte yaşanan ekonomik stres dönemlerinde bile dış finansmana erişim sağlama kapasitesini kanıtladığını ve Türk bankacılık sektörünün şoklara karşı yüksek bir dayanıklılık sergilediğini vurguladı.
Risk Faktörleri ve Kırılganlıklar
Kredi notunun daha üst seviyelere çıkmasını engelleyen, başka bir deyişle notu "sınırlandıran" unsurlar da raporda şeffaf bir dille ifade edildi. Türkiye'nin kronikleşmiş çok yüksek enflasyon geçmişi ve yüksek dış finansman ihtiyacına karşılık düşük kalan dış likidite rezervleri, en belirgin makroekonomik zayıflıklar olarak sıralandı.
Kurum, zayıf yönetişim yapısına ve özellikle para politikasına yönelik siyasi müdahale risklerine dikkat çekti. Raporda, bu tür müdahalelerin geçmişte güvenilirliği zedeleyerek dolarizasyonu artırdığı, sermaye kaçışlarını tetiklediği ve nihayetinde kriz ortamlarına zemin hazırladığı hatırlatıldı.
Kritik Enflasyon ve Büyüme Beklentileri
Yatırımcıların projeksiyonlarında büyük önem taşıyan makroekonomik tahminlerini de güncelleyen Fitch, enflasyon ve büyüme cephesinde dikkat çeken rakamlar paylaştı. Kurum, Haziran ayında %32 seviyesinde bulunan enflasyon oranının, uygulanan sıkılaştırma politikalarıyla birlikte 2026 yılı sonunda %29,5 seviyesine ineceğini öngörüyor. Bu düşüş eğiliminin süreceğini belirten kuruluş, 2028 yılının sonunda ise enflasyonun %18 bandına gerileyeceğini tahmin ediyor.
Ancak Fitch, bu oranların düşüşe rağmen kendi derecelendirdiği ülkeler yelpazesinde halen "en yüksek seviyeler" arasında kalmaya devam edeceğinin altını çizdi. Raporda politika yapıcılara yönelik kritik bir uyarıda da bulunularak; enflasyon beklentilerinin mevcut yüksek seyri göz önüne alındığında, para politikasında yapılabilecek "sert ve erken bir gevşeme" adımının makroekonomik, enflasyonist ve dışsal baskıları ciddi şekilde alevlendirme riski taşıdığı belirtildi.
Büyüme tarafında ise ekonomideki soğuma emarelerinin verilere yansıyacağı hesaplanıyor. Fitch, Türkiye'nin ekonomik büyüme hızının 2026 yılında 0,8 puan ivme kaybederek %2,8 seviyesine kadar gerileyeceğini öngörürken; bu yavaşlamanın ardından 2027 yılında büyümenin yeniden toparlanarak %4,4 seviyesine yükseleceği tahminini paylaştı.
