Enflasyon Beklentileri Aşarsa Masada Faiz Artışı Var

​Küresel piyasaların yakından takip ettiği ABD Merkez Bankası (Fed) cephesinde, para politikası patikasına ilişkin kritik gelişmeler yaşanıyor. Financial Times (FT) tarafından yayımlanan habere göre, Fed Başkanı Kevin Warsh, makroekonomik verilerin seyrine göre hareket etmeye kararlı. Eğer önümüzdeki haftalarda açıklanacak olan enflasyon verileri piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşir ve borçlanma maliyetlerine dair öngörüler yukarı yönlü ivmelenirse, Warsh'un Eylül ayında yeni bir faiz artırımı hamlesine başvurmaya hazır olduğu belirtiliyor.

​İletişim Zafiyeti Tahvil Piyasasını Vurdu: Getiriler 2007 Zirvesinde

​Yeni başkanın koltuğa oturmasının ardından sergilediği iletişim stratejisi ise piyasa aktörleri tarafından eleştiri oklarının hedefi haline geldi. Haberde, Kevin Warsh'un Fed'in dümenine geçtiği ilk haftalarda faiz politikasına dair kısıtlı bir yönlendirme (forward guidance) yapmasının küresel piyasalarda ciddi bir belirsizlik yarattığı vurgulandı. Özellikle geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen kritik Fed toplantısının ardından ABD Hazine tahvillerinde sert bir satış dalgası tetiklendi. Bu baskı sonucunda 30 yıllık Hazine tahvili getirileri hızla tırmanarak 2007 yılından bu yana görülen en yüksek zirveyi test etti.

​"İran Savaşı" ve %2 Enflasyon Hedefinde Kredibilite Sınavı

​Yatırımcı kanadında artan endişelerin temelinde, küresel jeopolitik risklerin enflasyon üzerindeki yansımaları yatıyor. Donald Trump'ın etkili olduğu süreçte patlak veren İran savaşı sonrasında hızla yükselen enerji fiyatlarının, enflasyonist baskıları nasıl şekillendireceği ve Fed'in bu durumu nasıl yöneteceğine dair yeterli mesaj verilmemesi, kurumun enflasyonla mücadeledeki kredibilitesini sorgulatıyor. Zira ABD Merkez Bankası, beş yılı aşkın bir süredir koyduğu %2'lik enflasyon hedefini kalıcı olarak tutturmakta zorlanıyor.

FT'ye bilgi sızdıran ve Warsh'a yakın olduğu belirtilen kaynaklar, Fed başkanının görevde geçirdiği ilk yaklaşık 10 haftalık periyotta iletişim konusunda bazı stratejik hatalar yaptığını kabullendiğini öne sürüyor. Warsh'un; fiyat istikrarı mesajlarını yeterince güçlü veremediği ve Fed içerisinde yürüttüğü uzun vadeli yeniden yapılanma adımlarının, kısa vadeli para politikası kararlarıyla piyasa gözünde birbirine karıştığı özeleştirisini yaptığı belirtiliyor. Tüm bu eleştirilere rağmen, içeriden alınan bilgiler Warsh'un başlattığı köklü yeniden yapılanma sürecinden taviz vermeyeceğine işaret ediyor.

​Gözler Jackson Hole Sempozyumu ve Vadeli Piyasalarda

​Piyasaların geleceğe yönelik beklentilerini yansıtan türev piyasalarında ise Eylül ihtimalleri somutlaşmaya başladı. CME Group tarafından sağlanan verilere göre, vadeli işlem piyasaları şu an itibarıyla Fed'in Eylül ayındaki toplantısında 25 baz puanlık bir faiz artırımına gitme ihtimalini yaklaşık %55 seviyesinde fiyatlıyor.

​Artık tüm küresel yatırımcıların ve ekonomi dünyasının dikkati, Kevin Warsh'un kamuoyuna çok daha kapsamlı ve net para politikası mesajları vermesinin beklendiği Kansas City Fed ev sahipliğindeki Jackson Hole Sempozyumu'na çevrilmiş durumda. Sempozyumda yapılacak olası şahin veya güvercin açıklamalar, ABD'nin yılın geri kalanındaki faiz rotasını çizen temel belirleyici olacak.