Beklentilerde Yatay Seyir, Hissiyatta Sınırlı İyileşme
Koç Üniversitesi tarafından her ay düzenli olarak hazırlanan Temmuz 2026 Enflasyon Beklentileri Anketi sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Vatandaşın gelecek döneme ilişkin fiyat artış beklentileri ile geçmiş döneme ait enflasyon algısını ölçen kritik araştırma, hanehalkı tarafında beklentilerin durağan seyrettiğini, hissedilen enflasyonda ise kademeli bir geri çekilme yaşandığını ortaya koydu.
Anket verilerine göre, hanehalkının önümüzdeki 12 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi bir önceki ayla aynı kalarak yüzde 45 seviyesinde gerçekleşti. Buna karşılık, son 12 aya dönük hissedilen enflasyon oranında ise hafif bir gevşeme gözlendi. Bir önceki anket döneminde yüzde 53 olarak kaydedilen hissedilen enflasyon algısı, bu dönemde 2 puan azalarak yüzde 51 düzeyine geriledi.
17-23 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi çıktıları, enflasyon hissiyatındaki belirsizliğin azaldığına da işaret etti. Katılımcıların belirsizlik ölçütleri olan IQR (çeyrekler arası menzil) ve standart sapma değerlerinde geçen aya kıyasla kaydedilen düşüş, algıdaki oynaklığın durulmaya başladığını gösterdi.
Jeopolitik Riskler ve Fiyat Baskıları Beklentileri Çapalıyor
Temmuz ayındaki bu duraksamanın ve beklentilerin yüzde 45 seviyesinde çakılı kalmasının arka planında küresel ve yerel finansal faktörlerin etkili olduğu değerlendiriliyor. Bölgede uzayan İran savaşı ile tırmanan ABD-İran çatışması, enerji piyasalarında petrolden kaynaklı enflasyonist baskıları canlı tutuyor.
Bu durum, hanehalkı nezdinde dezenflasyon sürecinin hız kestiği algısını pekiştirirken; merkez bankalarının faiz indirim patikasına ilişkin belirsizlikler ve gıda dışı ürün gruplarındaki katı fiyatlamalar beklentilerin daha hızlı gerilemesini sınırlandırıyor.
Ons Altındaki Gerileme Tasarruf Tercihlerine Yansıdı
Araştırmanın vatandaşın birikim yönelimlerine ışık tutan bölümünde, altın talebindeki yatay-artış trendi dikkat çekti. Gelecek 12 ayda tasarruflarını değerlendirmek için altını tercih edeceğini belirtenlerin oranı Haziran ayındaki yüzde 46 seviyesinden Temmuz ayında yüzde 47 seviyesine yükseldi.
Bu sınırlı toparlanma, ABD-İran çatışmasının etkisiyle güçlenen dolar endeksi ve zayıflayan faiz indirimi beklentileri sonucu ons altın fiyatının yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 29 değer kaybederek son yılların dip seviyelerine inmesiyle paralellik gösteriyor. Yatırımcıların ve hanehalkının altındaki geri çekilmeyi bir miktar cazip seviye olarak gördüğü yorumlansa da, 1 puanlık artış agresif bir alım eğiliminden ziyade ilgideki dengelenmeye işaret ediyor.
Alışveriş Rolleri Cinsiyete Göre Enflasyon Algısını Değiştiriyor
Raporun demografik detaylarında ise cinsiyet ile tüketim alışkanlıkları arasındaki ilişki dikkat çekici sonuçlar verdi. Elektronik eşya ile benzin ve mazot harcamaları dışındaki tüm alışveriş kalemlerinde "harcamayı ben yaparım" diyen kadınlar çoğunlukta yer aldı.
Harcama alışkanlıklarının beklentilere yansımasında ise benzin ve mazot hariç tüm kategorilerde kadınların enflasyon beklentisinin erkeklere kıyasla 1 ila 3 puan (ortalama 2 puan) daha düşük seyrettiği tespit edildi. Hem alışveriş sorumluluğunun daha fazla üstlenildiği hem de enflasyon beklentisinin kadınlara göre daha yüksek gerçekleştiği tek istisnai alan ise elektronik kategorisi oldu.
