Küresel emtia piyasalarında gözler merkez bankalarının faiz patikasına çevrilirken, ABD merkezli finans devi Bank of America’dan (BofA) altın fiyatlarına yönelik önemli bir hamle geldi. Banka, Federal Rezerv'in (Fed) enflasyonla mücadelede beklenden daha agresif ve şahin bir duruş sergileyebileceği ihtimalini gerekçe göstererek, 2026 yılına ilişkin ortalama ons altın fiyat hedefini aşağı yönlü güncelledi. Yapılan revizyonla birlikte, daha önceki tahmin %14 oranında azaltılarak 4 bin 360 dolar seviyesine çekildi.

​Uzun Vadede 5 Bin Dolar Hedefi Masada Kalmaya Devam Ediyor

​Reuters tarafından paylaşılan analizlere göre, Bank of America'nın kısa vadeli projeksiyonlarında gerçekleştirdiği bu aşağı yönlü düzeltme, değerli metale yönelik uzun vadeli iyimser bakış açısını değiştirmedi. Bankanın uzmanları, Fed tarafından yürütülen mevcut sıkılaştırma döngüsünün nihayete ermesinin ardından, ons altında 5 bin dolar sınırının hâlâ ulaşılabilir bir hedef olarak kalmaya devam ettiğini vurguluyor.

​Emtia piyasasındaki anlık fiyatlamalar incelendiğinde ise makroekonomik endişelerin etkileri net bir şekilde görülüyor. Son günlerde faiz ve enflasyon parametrelerinin yeniden ön plana çıkmasıyla baskılanan spot altın, Perşembe günü ons başına 4 bin 68 dolar seviyelerine kadar çekildi. Paralel bir seyir izleyen ABD vadeli altın kontratları ise aynı dönemde 4 bin 77 dolar civarında işlem görerek dengelenmeye çalıştı.

​Fed Tutanakları ve Yüksek Faiz Baskısı Kıymetli Metalleri Zorluyor

​Altın piyasasında gözlenen bu ivme kaybının arkasında, Fed’in son gerçekleştirdiği toplantının yayımlanan tutanakları yer alıyor. Söz konusu tutanaklarda, enflasyonist risklerin kalıcılığına ve fiyat artış baskısının ekonominin geneline yayılma eğilimi gösterdiğine dair ciddi endişeler ifade edilmişti. Bu durum, piyasa oyuncularının faiz oranlarının tahmin edilenden daha uzun bir süre boyunca yüksek seviyelerde tutulacağı ihtimalini fiyatlamasına yol açtı. Altın her ne kadar küresel çapta enflasyona karşı koruma sağlayan geleneksel bir güvenli liman olarak kabul görse de, faiz getirisi sunmayan bir varlık olması nedeniyle, borçlanma maliyetlerinin yüksek seyrettiği dönemlerde yatırımcı gözündeki görece cazibesini kaybedebiliyor.

​JPMorgan da Kısa Vadeli Risklerin Altını Çizmişti

​Finans dünyasında altına yönelik temkinli ancak uzun vadede umutlu yaklaşım gösteren tek kurum Bank of America değil. Bir diğer küresel yatırım bankası JPMorgan da daha önce yayımladığı değerlendirmelerde benzer risklere işaret etmişti. JPMorgan analistleri, Fed'in beklenenden daha erken bir faiz artırım sürecine girme olasılığının altın fiyatlarında kısa vadeli bir geri çekilme riski doğurduğunu belirtmişti. Buna karşın banka, daha geniş bir zaman dilimini kapsayan projeksiyonlarında pozitif kalmayı sürdürerek, 2027 yılına kadar uzanan süreçte yükseliş trendinin devam edeceğini öngördüğünü açıklamıştı.

​Sonuç olarak, dev finans kuruluşlarının kısa vadeli piyasa dalgalanmaları nedeniyle tahminlerini revize etmelerine rağmen, uzun vadeli perspektifte emtiaya yönelik genel iyimserlik korunuyor. Önümüzdeki dönemde faiz oranlarının izleyeceği rota ve enflasyon beklentileri, kıymetli metal fiyatlamalarının yönünü tayin etmede birincil faktör olmaya devam edecek.