Uluslararası emtia piyasalarında demir cevheri üzerindeki satış baskısı her geçen gün derinleşiyor. Küresel çelik üretiminin en kritik ham maddesi olan demir cevheri; zayıf talep, şişen stoklar ve üretici karlarının erimesiyle son ayların en düşük seviyelerini test ediyor.

​Spot piyasada demir cevherinin ton fiyatı 103 dolar seviyelerine kadar geri çekilirken, vadeli işlem kontratlarında da ayı piyasası (düşüş trendi) hakimiyetini koruyor.

​İnşaat Sektöründeki Durgunluk Talebi Baltaladı

​Piyasa analistleri, fiyatlardaki bu sert düşüşün arkasındaki ana nedenin küresel inşaat ve gayrimenkul sektörlerinde beklenen toparlanmanın bir türlü gerçekleşmemesi olduğunu belirtiyor.

​Dünya genelinde çelik tüketiminin lokomotifi olan inşaat projeleri, küresel ekonomik yavaşlamanın yanı sıra mevsimsel engellere de takıldı. Bazı bölgelerde etkili olan aşırı sıcaklar ve yoğun yağışlar projelerin ertelenmesine yol açarken, bu durum doğrudan çelik ve demir cevheri talebini bıçak gibi kesti.

​Arz Yüksek, Üretici Temkinli

​Talep tarafındaki bu tıkanıklığa rağmen, dünyanın önde gelen dev madencilik şirketleri üretim ve sevkiyat hızını kesmedi. Piyasaya yeni dahil olan düşük maliyetli maden projeleri de küresel arzı fonlamaya devam edince, piyasadaki fazla mal fiyatlar üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturdu.

​Diğer taraftan, artan maliyetler ve zayıf nihai ürün talebiyle sıkışan çelik üreticileri, yeni ham madde alımı yapmak yerine limanlarda bekleyen mevcut stokları eritmeyi tercih ediyor. Spot piyasadaki işlem hacminin tarihi seviyelere gerilemesi de düşüşü hızlandıran bir diğer etken oldu.

​"100 Doların Altı An Meselesi"

​Sektör uzmanlarına göre mevcut piyasa dinamiklerinin sürmesi halinde, demir cevheri fiyatlarının yılın ikinci yarısında psikolojik bir eşik olan 100 dolar sınırının altına sarkması kaçınılmaz görünüyor.

Kritik Seviye: Analistler, kısa vadede 94-95 dolar bandının en güçlü destek bölgesi olduğunu belirtirken; küresel ekonomide radikal bir büyüme dalgası veya çelik talebinde güçlü bir geri dönüş yaşanmadığı sürece piyasanın baskı altında kalmaya devam edeceğinin altını çiziyor.

 

​Önümüzdeki dönemde büyük üretici ülkelerin arz stratejileri ve küresel ekonomi politikaları, demir cevherinin yönünü tayin etmede belirleyici rol oynayacak.