Küresel Arz Baskısı ve Çin Ekonomisinin Gölgesi

​Uluslararası emtia borsaları ile yerel piyasa dinamikleri arasındaki makas, demir-çelik sektöründe bu hafta da derinleşerek kendini hissettirdi. Çin ekonomisinde bir türlü çözülemeyen emlak krizi ve imalat sanayiindeki durgunluk, küresel demir cevheri fiyatlarını psikolojik sınır olan 100 dolar seviyesinin altına çekti.

​Uluslararası piyasalarda işlem gören %62 Fe bazlı demir cevheri fiyatları, Çin limanlarındaki yüksek stok seviyeleri ve çelik üreticilerinin zayıf alım iştahı nedeniyle ton başına 98,42 dolar seviyesine kadar geriledi. Londra Metal Borsası ve vadeli piyasalarda yaşanan bu Çin kaynaklı durgunluk, emtianın aylık bazda %1,94 oranında değer kaybetmesine yol açtı. Öte yandan, Tangshan bölgesindeki çevre kısıtlamaları ve ham metal üretimindeki düşüşün, fiyatlar üzerindeki baskıyı kısa vadede sürdüreceği öngörülüyor.

​Türkiye İç Piyasasında Yapısal Direnç ve Fiyat İstikrarı

​Yurt içi piyasada ise küresel cevherdeki aşağı yönlü hareketin aksine, inşaat demiri ton fiyatlarında ham madde odaklı güçlü bir yapısal direnç gözlemlendi. Çelik hurda maliyetlerindeki stabil duruş ve döviz kurundaki yukarı yönlü eğilim, iç piyasada ton fiyatlarının KDV dahil 32.800 TL ile 35.300 TL aralığında yatay ve güçlü kalmasını sağladı.

​Bölgesel arz-talep dengesine göre şekillenen yerel piyasada, üreticilerin maliyet kaynaklı fiyatlama kararlılığı, küresel düşüşlerin iç pazara yansımasının doğrudan önüne geçti. Güvenli liman arayışları ve kur baskısı, yurt içindeki inşaat demiri fiyatlarında yaşanabilecek olası bir kırılmayı engelledi.

​İhracat Piyasalarında Jeopolitik Bekleyiş Hakim

​Türkiye’nin çelik ve inşaat demiri ihracatı cephesinde ise uluslararası siyasi gerilimlerin ve lojistik engellerin gölgesi hissedilmeye devam ediyor. Orta Doğu’daki kısmi boğaz blokajları ve bölgedeki jeopolitik riskler, yabancı alıcıların yeni siparişler vermek yerine bekleyişe geçmesine neden oldu.

​Türk üreticilerin ihracat kotasyonları ton başına 570 - 580 dolar bandında sabit kalırken, iç piyasadaki yerel projelerin talebi fabrikaların üretim kapasitelerini korumalarında ana dayanak noktası olmayı sürdürdü. Sektör temsilcileri, dış pazarlardaki belirsizliklerin dağılmasıyla birlikte ihracat hacminde yeni bir denge arayışının başlayacağını ifade ediyor.