Enflasyonda Beklentileri Aşan Zorlu Patika

​Global finans devi Citi, Türkiye'nin Temmuz ayı enflasyon verilerinin netleşmesinin ardından piyasaların nabzını tutan kapsamlı bir değerlendirme raporu yayımladı. İlker Domaç ve Gültekin Işıklar tarafından hazırlanan bu kritik analizde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından öngörülen dezenflasyon sürecinin tahmin edilenden daha meşakkatli geçeceği vurgulandı. Orta Doğu coğrafyasında artan krizin ve jeopolitik risklerin makroekonomik dengeler üzerindeki potansiyel etkilerine işaret eden banka, otoritenin sıkı para politikası duruşunu uzun bir süre daha tavizsiz sürdürmek zorunda kalacağının altını çizdi.

​Temmuz Ayı Verileri ve Çekirdek Enflasyondaki Katılık

​Yayımlanan raporda, Temmuz ayında yıllık bazda yüzde 31,75 olarak kayıtlara geçen enflasyonun, hem genel piyasa beklentisinin hem de Citi'nin kendi tahmini olan yüzde 32,00'nin çok az farkla altında kaldığı hatırlatıldı. Ulaştırma ve konut maliyetlerindeki göreceli yavaşlamanın, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yukarı yönlü ivmeyi dengelediği ifade edildi. Ancak bu tablonun, TCMB'nin Enflasyon Raporu'nda sunduğu projeksiyonların hafif de olsa üzerine çıktığına dikkat çekildi.

​Kurumun uzmanları, manşet verilerin ötesinde çekirdek enflasyonun yüzde 30, hizmet enflasyonunun ise yüzde 40 dolaylarında yüksek ve katı bir seyir izlediği uyarısında bulunuyor. Önümüzdeki dönemin enflasyon haritasını çizecek ana unsurlar; iç talepteki yavaşlamanın hizmet sektöründe yaratacağı dezenflasyonist etki, sonbahar aylarında giyim harcamalarında beklenen artışlar, gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar ve enerji maliyetleri olarak sıralandı.

​Gözler 13 Ağustos'ta: Yıl Sonu Faiz Beklentisi Yüzde 35

​Fiyat istikrarının sağlanması sürecinde sadece kur cephesindeki dengelenmenin enflasyon beklentilerini çıpalamaya yetmeyeceğini savunan Citi, sektörel bazlı beklentilerdeki iyileşmenin TCMB'nin öngördüğü hızın gerisinde kalacağına işaret etti. Yapısal katılıklar ve enerji piyasalarındaki oynaklıklar sebebiyle enflasyonun 2026 yılı sonunda yüzde 31,8 seviyelerine yükselebileceği tahminine yer veren banka, para politikasında temkinli kalmanın artık bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

​Yılın ikinci yarısına ilişkin faiz indirim penceresinin oldukça dar olduğunu belirten ekonomistler, TCMB'nin yıl sonu politika faizini yüzde 35 seviyesinde tutacağını öngörüyor. Raporda, fonlama maliyetlerinin politika faiziyle uyumunun sermaye akışları ve dolarizasyon dinamiklerine bağlı olacağı belirtilirken; piyasalar için asıl yönlendirici metnin 13 Ağustos tarihinde TCMB tarafından açıklanacak 3. Enflasyon Raporu olacağı vurgulandı. Citi, bu toplantıdan gelecek yeni sinyaller ışığında öngörülen faiz patikasının yeniden masaya yatırılacağını bildirdi.